13 Ekim 2011 Perşembe

TUNA'NIN 5,İNCİ DİLA'NIN 6.YAŞ GÜNÜ PARTİLERİ,2011 İFTARI


uzuuun bir tembellikten sonra yine burdayııız.çok konu birikti,hepsini yazamasam da,bazılarını paylaşmak istiyorum.mesela Tuna'nın 5.yaş günü partilerini görmek isteyen arkadaşlarım vardı,onları yayınlıycam ama kısaca biriken olaylardan bahsedip,fotolara öyle geçmek istiyorum.Tuna ana sınıfı'na başladı bu sene.artık büyüdü ya,maşaAllah problem olmadı bu sene,güzel gidiyor.ilk günler biraz yerini yaptı,fırsat ve yüz bulsa ağlıycaktı ama fırsat vermedik:))sadece 2.gün,günler öncesinde oluşmuş bir çürük bulup,onu bahane etmiş ve "bacağım ağrıyor"diye birazcık ağlamış ama Zeynep öğretmen de"ayyy,benim de bir midem ağrıyor ki Tuna,ne yapacağız?"deyince susumuş kuzu;))bana da,okula başlamadan 1 gün önce"bazıları okulda annesini özlediği için ağlayabilir demi anne?"demişti,yutarmıyım ben artık bu numaraları;)"aaaa,olurmu hiç,koskoca 6 yaş olmuş insan hiç annemi özledim diye ağlar mı?ağlanmaz tabi"dedim ve konuyu kapattım:)öğretmenlerini seviyor,arkadaşlarını seviyor ve onu en mutlu eden olay da,bu sene sınıfta erkeklerin çok oluşu,haklı çocuk,geçen sene 10 kızın arasında sadece 4 erkektiler.yani,şimdilik iyi gidiyoruz çok şükür.işte fotolar...



Tuna'nın 5.yaş günü pastasını miki'li yaptım.sınıf arkadaşı Zeynep İpek ile aynı gün ve aynı hastanede doğmuşlar meğer:)centilmenlik yapıp,ayın 2 sinde onlar kutlasın,3 ünde de biz kutlarız demiştik ama baktım Tuna mahsunlaştı,o gün de bir pasta yapıp götürelim bari dedim;)




Hatice öğretmeni sınıfta bol bol fotoğrafını çekmiş sağ olsun.çoooook emeği var,Allah gönlüne göre versin onun da inş.oğluma zeybek fes i bile takıp fotoğraf çekmiş:)



iste o mutlu an.sınıfca mutluluk pozu vermişler pastayı kesmeden önce...


bu da,asıl düşündüğüm pasta Tuna için.görünce çok mutlu oldu,futbol,onu en mutlu eden şey çünkü...


bunlar da,arkadaş ve öğretmenlerine dağıtması için yaptığım şeker hamurlu kurabiyelerimiz(uzak çekim olduğu için pek belli olmuyor,fotonun üzerine tıklayarak,büyütüp bakabilirsiniz)..


Tuna futbol sahalı pastayı o kadar beğendi ki,evde kutladığımız doğum gününde de aynı pastadan yapmak zorunda kaldım:)



bu kurabiyeler de,ev de kutladığımız doğum gününe gelen aile dostlarımıza,Saliş teyzemizle yaptığımız şeker hamurlu kurabiyelerimiz..



eeee,mart ta Tuna'nın,nisanda da İnci Dila'nın doğum günü var,Tuna'ya yapıp,İnci Dila'ya yapmamak olmaz tabi,süt kardeşi oğlumun.artık büyüdü diye,ona da hello kitty'li pasta yapmayı düşündüm,iyi ki de yapmışım,çok beğendi fıstığım.yalnız çok ilginç,nette aradım fotosunu,hiç bir foto da ağzı yok bu hello kitty'nin yaw,zaten kedi midir,nedir,o da belli değil ya,çocuklar seviyor işte...


şu şirinliğe bakarmısınız maşaAllah..


benim öfkeli şirin,yine öfkeliydi o gün,fotoğraf bile çektirmek istemedi...


:)))) yüzündeki ifadeye bakarmısınız,fıstığım,kıyamadı kesmeye hello kitty'yi..


Suzan teyzesi sonunda bir pozunu yakaladı öfkeli şirin in,burda"çekemedi kiiiiiiiii"diyordu sanırım:)



yine bu sene Hamam önü'nde bir iftar yaptık,çok güzeldi.hatta Erkan Tan'ın canlı yayınına bile denk geldik,birlikte fotoğraf çekindik,ama Tuna kukla gibi çıkmış:))))



Tuna ve İnci Dila Nasreddin hoca ile...


Tuna davulu görence tutturdu Ramazan davulu alalım diye.Hacivat ve kim olduğunu bilmediğimiz güzel bir ablasıyla...



Ramazan davulcusu Tuna,Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan ile birlikte:)



işte iftar soframız.sağda,uyuyan güzel Suzan teyzemiz;)yanında Saliha teyzemiz,Nevzat dayımız,İstanbul'dan bayram için gelen,Nevzat dayımızın kardeşi Fatma teyzemiz,Songül yengemiz ve kara kara düşünen Tunişimiz;)



masamızın diğer ucundan.Nevzat dayımız'la yer değiştik,bu sefer o bizi çekiyor,burda İnci Dila ve ben de varız... bu Ramazan çok güzel geçti çok şükür,inş.seneye ömrümüz yeter de,daha güzel Ramazan'lar yaşarız...

14 Ocak 2011 Cuma

TEKRAR MERHABA...

Bu postumuzu aylar önce taslak olarak hazırlamışım ama maalesef tembellikten yayınlamamışım.bloglar mahkeme kararıyla kapatılınca da hiç hevesim kalmamıştı doğrusu,deneme amaçlı,bu aylar öncesine ait postumuzu yayınlamak istedim,tekrar merhabalar;)




walla ne ile başlayım diye düşündüm,futbol diycem ama demek istemiyorum,çünkü futbol dan başka bir şey yapmıyor Tuna,o yüzden ne yazacağımı bilemedim:)en iyisi bir kaç incisini döktürüyüm;))



* sanırım 3-4 gün önceydi,beraber yemek yiyorduk,T.V.de yine bir maç buldu ve önce bana oynayan takımlardan hangisini tuttuğumu sordu,sonra da benim adıma karar verdi ve sözüm ona benim tuttuğum takım bir gol yeyince,muzur muzur sırıtarak gözüme baktı ve"nasılsıııın?takımın gol yedi ya,üzüldün mü?"dedi:))) güya benimle dalga geçiyor sıpoş;)heeeeyt yavrum bea,ben senmiyim;)ne üzülcem bi maç için,"hayır,tabi ki üzülmedim,maç bu,yener de,yenilir de insan,çok normal oğlum"dedim:))



*geçenlerde yine sabrımı deniyordu sabah sabah,sürekli sinirli sinirli,bağırarak konuşuyordu,ben de tepki olsun,hatasını anlasın diye susmayı tercih ettim.benden ses gelmeyince"benle niye konuşmuyosuuun?"diye kızdı bu sefer.ben de"dinliyorum"dedim kısaca.ortamı yumuşatma çabasına girdi bu sefer"p.tesinden sonra,cuma gelir dimi?"diye bir espiri yaptı kendince;)o sırada ben mutfaktaydım,Tuna da antrede kreşe gitmek için kıyafetlerini giyiniyordu,bana seslendi ve"gözlüksüz burdan göremiyorum,gülüyosun ama dimiiii?":)))


*babasıyla maç yaptıkları bir gün,yine her zamanki mızıkçılığını yaptı ve babasının attığı golleri saymadı,yenilgiye hiç tahammülü yok ya.e adam isyan etti sonunda yani"o zaman ben de oynamıyorum Tuna,sen hep haksızlık yapıyorsun"dedi,bir bağrış,çağrıştan sonra yanıma geldi Tuna.ben de"oğlum,bak baban da oynamak istemiyor,gördün mü,böyle mızıkçılık yaparsan,kimse bir daha oynamak istemez seninle,ne biz,ne arkadaşların,çünkü kimsenin kazanmasına ya da gol atmasına izin vermiyorsun"dedim."okuldaki arkadaşlarım mı?"diye sorunca"okuldakiler de,gittiğimiz misafirliklerdeki arkadaşların da"dedim."ama ben okulda böyle yapmıyorum ki"dedi.peki neden burda yapıyorsun?"dediğimde"çünkü burda güçlü var"dedi"!!!??" şaşırdım,"güçlü kim oğlum?"dedim"babaaaam"dedi.yani okuldaki arkadaşları çerez,onlara nasılsa bol bol gol atabilir,önemli olan,yenilgiyi öğretmeye çalıştığı için,yenilmemeye çalışan baba,o nasıl yenilir?tabiki zayıf noktası yakalanarak,yani ağlayıp,bağırarak,söke söke maç kazanılmaya çalışılır...


* çok severek oynadığı için futbol u,düşse de,bir yeri acısa da sesini çıkarmıyor,ağlamıyor,"oyuncu sakatlandı,sağlık ekipleri gelsin"dediğinde anlıyoruz canının acıdığını.yine kendi kendine maç yaptığı bir gün(kendi kendine maç yapmasını daha çok seviyorum,çünkü hangi takımları oynatacağını,kalelerde hangi kalecilerin olacağını ve oyuncuların isimlerini kendisi belirliyor,hem iki takım adına oynuyor,hem de maçı oynarken aynı zamanda sipikerliğini yaparak anlatıyor"şimdi topu M.topuz aldı sayın seyircileeeer,Emre'ye pas verdiiii,çalımını yaptı emre,topu kurtardı,vuruyor,topu ağlara gönderiyor ve goooool":))) golleri atan hep kendisi olduğu için de ne kavga oluyooor,ne gürültü) güya karşı takım,kalecinin burnuna atmış topu,artık duvara çarptı da ordan mı yüzüne geldi top,olayı görmediğim için bilemiyorum ama"anne,kalecinin burnuna attılar topu,Allah yardım etti,YUMULACAKTI yoksa"dedi:)))ordan anladım ki,canı çok yanmış kuzuşumun;)



:)) maçları söke söke aldığı sanırım bu fotodan da belli oluyor;)babasıyla yaptığı her maç sonrası babasına gazete çıkarttırıyor uyanık kerata,herhalde garantiye alıyor,belgesiyle kanıtlıyacak:))



Hatice öğretmeninin gönderdiği,banyonun kapısına yapıştırdığımız diş fırçalama projesini,yatmadan önce işaretlerken:)



bu resmi beğendiğim için eklemek istedim,oyuncuların bazılarının arkası dönük,bazılarının yüzü,ayrıntı hoşuma gitti,hakem sarı kart gösteriyor,oyuncular hakemin başına toplanmış,itirazlar var sanırım:))




bu da hayranı olduğu F.B.li oyuncu,Mehmet Topuz,forma numarası onun ama,isim olarak,Tuna yazmış;))


o kadar çok maç yapıyor ki,tahta,skordan geçilmiyor,dışardan sanki problem çözmüş gibi görünüyor değil mi?eh,öyle sayılır,oynanan maçlardaki problemleri çözüyor çocuk;))


bunlar da yine seçtiğim bir kaç çizimi Tuna'nın...















29 Aralık 2010 Çarşamba

BIKKINLIK VEREN FUTBOL SEVDASI VE CİVCİV KEKLER..

Futbol sevdamız katlanarak devam ediyor.neredeyse her anı maç yapmakla geçiyor Tuna'nın.geçen gün Hatice öğretmenimize bir top götürdüm,Tuna onları bunalttığında dertlerine deva olsun diye;)canım benim,çocuklara maç yaptırırlar diye götürmüştüm ama oyunu daha zevkli hale getirmiş,Yasemin öğretmenimizle karşılıklı iki takım yapıp,sınıfca oynuyorlarmış,tabi Tuna mest olmuş durumda.orda da yapıyormu bilmem ama evde ya da gittiğimiz misafirliklerde oynadığı maçlarda hep mızıkcılık yapıyor ve hiç birimiz onunla maç yapmak istemiyoruz,yenilgiye hiç tahammülü olmadığı için,avazı çıktığınca ağlıyor sıpoş.daha bu gün kreş çıkışı anneannelere gittik,dedesiyle yaptığı maçta,dedesinin attığı hemen hemen hiç bir golü saymadı,saçma sapan bahaneler uydurdu.örneğin;o atılan gol sayılmazmış,neden?çünkü kalenin önünden inek geçiyormuş,ona çarpmış top!??öbürü de sayılmazmış,o neden?bu seferde koyun geçiyormuş.sahada hayvanların işi ne yaw,saha saha değil,ahır sanki;)))haaa,bu arada,bu gün Deniz dünyasını gezmeye gideceklerdi kreşle birlikte,ben de,kırmızı-beyaz çizgili gömleğini giydirmiştim.bu gün yaptıkları sınıf maçı öncesi,Dilara"ayyy,sen tam erkek olmuşsun Tunaaaa"demiş,bıyık altından sırıtarak anlattı bana bunu:))çok hoşuma gitti.belli ki kendisinin de çok hoşuna gitmiş;)kendisini kırmızı-beyaz gömleğiyle,milli takım oyuncusu gibi hissetmiş oynarken:)artık bitsin bu maç sevdası,çok sıkılmaya başladım.oynadıkları her maçtan sonra,hemen o maçı resmediyor,sadece bu kısmını seviyorum oğlumun maç sevdasının.artık iyice ustalaştı maşaAllah resim konusunda,eh,biraz maçların rolü de var tabi,yiğidi öldür,hakkını yeme;))öğretmenlerimize ve çocuklara moral olsun diye,onları motive etmek için,zaman zaman çocukların hoşuna gidecek kek,kurabiye yapıp götürüyorum paylaşım günlerimizde.bu hafta da,civciv kek yapıp götürdüm,hepsinin çok hoşuna gitti,eh,bloğa eklemekte farz oldu bu durumda;)



:))) kalecimin tipi nasıl ama;)

yine benim tacımı kafaya takıp,eldivenlerini giymiş.yalnız,hayalinde saçları uzun;)burda ya Rüştü ya da Volkan olmuştur,gerçi Volkan'ın saçları uzun mu bilmiyorum.belkide başka bir kaleci olmuştur,diyorumya,3.lig maçlarını bile izliyor,Isparta,Karabük,Kasımpaşa,hiç farketmiyor,onların kaleci ve oyuncularınıda biliyor.belkide,onlardan birinin kalecisidir...

bu da,babasıyla yaptıkları bir maç sonrası,oynadıkları maçın özeti:))walla söke söke aldı maçı kerata ağıtlarıyla,bağrış-çağrışlarıyla.babalar anneler kadar sabırlı değil tabi,ağıda,sese gürültüye gelemiyorlar,biraz direndikten sonra pes etti babası ve zorla da olsa maçı Tuna kazandı:))

çizdiği futbolcuları tanıtıyor bana:)

bu çiziminde iki futbolcuyu çok beğendim,birisi bu.B.J.K. takımının yeni oyuncusu Mehmet miş(Tuna uyuduktan sonra babasına,öyle bir oyuncu varmı?diye sorduğumda,olmadığını söyledi:))demekki,hayali bir oyuncu).tam ayağını kaldırmış,topa vuracakken resmetmiş ressam oğlum benim:)


bu daha da hoşuma gitti,çünkü,B.J.K.li bu oyuncu,topu almaya çalışırken yere düşüyor ve formasındaki 37 rakamı bile atlanmamış,düşüş pozisyonuna göre çizilmiş.bu arada,kramponları havaya dikmiş arkadaş;)))



CİVCİV KEKLER


eveeeet,gelelim civcivlerimizeee.bu hafta paylaşım günü için yaptığım,civciv keklerimiz.internet'te dolaşırken,"yapraksarma.blogcu.com"diye bir blog da görmüştüm bu sevimli civcivleri.gerçekten çok sevimli oluyor,çocukların çok hoşuna gidiyor,özellikle doğum günleri için çok ideal bence,tavsiye ederim.ben tadına bakamamıştım ama tadının da çok güzel olduğunu söylediler.


bu da kümesten kaçmış bir civciv:)
tarifi aldığım"yapraksarma.blogcu.com"arkadaşın yaptığı civcivler de bunlar,eline, emeğine sağlık arkadaşım,ayrıca tarifi bize kazandırdığı için de teşekkür ediyorum.
geçelim tarife
MALZEMELER
+ 2 tane yumurta
+1 çay bardağı toz şeker
+1çay bardağı süt
+1 çay bardağı sıvı yağ
+1 paket kabartma tozu
+1,5 su bardağı un
+tarifte yoktu ama ben yaklaşık 1 tatlı kaşığı toz zerdeçal ekledim.hem çok faydalı bir baharat(çok kokulu bir baharat olmadığı için tadını değiştirmiyor,safran gibi düşünün)hem de biraz gerçek civcivler gibi sarı olmasını istedim,gıda boyası kullanmayı çok tercih etmiyorum mecbur kalmadıkça,mecbur kalınca da zararsız olanlarından alıyorum,doğal yazıyor ama yine de güvenmiyorum.
kreması:
+2 su bardağı süt
+2 yemek kaşığı un
+1 paket vanilya(ben birazcık portakal kabuğu rendesi kullandım piştikten sonra vanilya yerine)
+1 yemek kaşığı toz şeker
üzeri için:
bolca hindisten cevizi
süslemek için:
kuş üzümü(göz için)
havuç(ayak,gaga ve ibik yapmak için.arkadaş ibiklerini yapmamıştı ama ben ibikle daha sevimli olacaklarını düşündüm)ve arkadaşım ayaklarını erikten yaptığını yazmıştı,hani şu bildiğimiz mürdüm eriği,çünkü onun çocukları eriği çok seviyormuş,Tuna da havucu çok seviyor diye ben havuçla yapmayı tercih ettim.yine arkadaş gagalarını limon kabuğundan yapmıştı,o da olabilir ama ben her şeyini yesinler istediğim için,gagalarını da havuçtan yaptım,limon kabuğu ağızlarına gelince acı olabilir diye düşündüm.başka bir blog da yine böyle civcivler yapmışlar,ayaklarını da kuru kayısıdan yapmışlardı,benim oğlum kuru kayısıyı maalesef sevmediği için ben kullanmadım ama o da güzel ve faydalı bir alternatif.
YAPILIŞI
her kekte olduğu gibi,yumurta ve şeker iyice mikserle çırpılıp,sırasıyla sıvı malzemeler eklenir en son kabartma tozu una katılarak,tahta kaşıkla yavaş yavaş çırparak sıvı malzemelere eklenir.minik çelik ve ya aliminyum kek kalıplarının(muffin kalıbı da deniliyor)içlerine,kağıt kek kalıpları yerleştirilip,kek hamurundan,tam doldurmayacak şekilde(kabarma payı bırakılarak)kaşıkla kalıplara dökülür ve 180-200 derecede,önceden ısıtılmış fırında pişirilir.kekler pişerken,biz bir taraftan kremamazı hazırlıyoruz.bunun için de;soğuk süte un ve şeker eklenerek,karıştırılır ve ocakta katılaşıncaya kadar karıştırarak,kısık ateşte pişirilir.ocaktan indirildikten sonra,kabuk bağlamasın diye ara sıra karıştırarak soğuması beklenir.pişen kekler,kağıtlarından ayrılır ve onlar da soğutulur.soğuyan kekler,yine soğutulmuş kremaya bulanarak,bol hindistan cevizinde yuvarlanıp,tüy görüntüsü verilmeye çalışılır.daha sonra,havuçtan minik üçgenler kesilerek,gagaları,tırtıklı,uzun parçalar kesilerek ibikleri,yuvarlak parçalar kesilip,onlara da ayak görünümü vermek için yine parmakları için tırtıklar kesilir,ve civcivlerin altına bu ayaklar yerleştirilip,gagaları,gözleri ve ibikliri yerlerine koyulur.ibiklerini yerleştirmek için de,tepelerine bıcakla çizikler atıp,ibikler bu çiziklere yerleştirilir.ben kolay tutulup yensin diye,çay bardaklarının altına koyulan kağıt dantellere yerleştirdim.yapacak herkese şimdiden kolay gelsin,afiyet olsun ...

14 Aralık 2010 Salı

FUTBOL,BİR KAÇ İNCİ,İLK KAR VE MEVLANA PROJEMİZ..

futbol merakı,son sürat ve katlanarak devam ediyor Tuna'nın,o kadar ki,ne yemeğe çağırdığımda gelmek istiyor,ne de yatırmak için çağırdığımda.hatta,sabah kalkar kalkmaz futbol oynamak istiyor,gözünü açtığında"bu gün okul varmı anne?"diye soruyor,cevap"evet"se,biraz mızırdanıyor,burun kıvırıyor,neden?okul yoksa,akşama kadar futbol oynayacak çünkü sıpoş.walla bu sefer de futbol'a taktı,içimiz-dışımız futbol oldu.artık isminden bile midem bulanıyor nerdeyse.


son zamanlardaki bir kaç incisini yazmak istiyorum oğluşumun.


**gece çiş kaçırma gibi bir sorunumuz var,geçenlerde,aynı konuyla ilgili,Nergiz kreşimizin psikolojik danışmanıyla konuşmuk için randevu almıştı,sorun aynı olduğu için,görüşmeye benim de girmemi istedi,beraber girdik.Özge öğretmenin"sabah kuru kalktığında,bir güneş çizip,onu boyaması"tavsiyesi,bir kız çocuğu için ilgi çekici ama Tuna için pek bir şey ifade etmiyor,ben de,onun anladığı dilden konuştum ve"Tunacım,bu gece seninle bir şey yapalım,eğer,bu gece altını ıslatmazsan,sen 1,çiş 0 olsun,ama ıslatırsan,çiş 1,sen 0,olurmu?"dedim,güldü ve"yani çişle yarış mı yapcaaaaz?"dedi."evet,aynen öyle"dedim.heyecanlandı ve"tamam"deyip uyudu.tabi ben onu 2 kere tuvalete kaldırdım bu arada.sabaha karşı yine kaçırmış,tuvaletin kapısının sesine uyandım,baktım,ıslak pijamalarını çıkartmış,iç çamaşırı ve milli takımın formasını bulup giymiş:))tuvalatten çıkınca"anne,1-1 yazdım tahtaya"dedi."neden ama oğlum,çiş 1 sen 0 olman gerekmiyormu?"dediğimde,"hayır,dün ilk yarıydı,berabere kaldık,bu gün 2.yarıyı oynuycaz"dedi:)))yenilgiyi asla kabullenemiyor,ne yapcaz bilmem.her çocukta vardır ama Tuna da had safhada,yenildimi zırıl zırıl ağlıyor çocuk:( ertesi gün motive etmek için,ıslattığı pijamalarını gece haberi olmadan değiştirdim,sabah kaldırmak için gittiğimde,yine kalkmak istemedi,"Tunacım,ıslatmamışsııın"dediğimde,yataktan adeta fırladı ve tahtasının başına gidip,büyük bir zevkle 1-0 yazdı:))yine ıslak kalktığı bir gün,skoru kendi lehinde yazdığını gördüm"ama çişin önde olması lazım,ıslatmışın altını oğlum"dediğimde,mutlaka bir bahanesi var ya"hayııııır,bu gün maçın tekrarını seyrettiiik"dedi:))ama sonuç hala değişmedi geceleri 2-3 kere mutlaka kaldırmama rağmen,bazen hala kaçırıyor.ilk okul zamanına kadar acelem yok,çünkü hem ben,hem babası o yaşımıza kadar yapmışız;))

**bu sabah kaldırmaya gittiğimde yine kalmlakta zorlandı,kalkmak istemedi ve yine"okul varmı bu gün?"diye sordu."evet"cevabını aldıktan sonra,yüz üstü yatarken,ellerini bana uzattı ve"elerimden tutup çekersen kalkabilirim"dedi.bende tutup,sürükleyerek çektim ve kucağıma aldım"fotokopi çektin sen şimdi"dedi.şaşırdım ve anlayamadım,ama çok ta hoşuma gitti,güldüm.üstünü giyip,kahvaltısını yaparken"nasıl fotokopi çektim yani Tunacım?"dedim,"ellerimden sürükleyip çektinya beni,işte öyle fotokopi çekmiş oldun"dedi:)))ben de,kucağıma yapıştığı anı kastediyor zannetmiştim."sen nerde gördün fotokopi çekilirken?"diye sordum"Yasemin öğretmenim öğretmenler odasında çekmişti"dedi:))yani,fotokopi makinasının bile taklitini yapabiliyor;)))


Ankara'ya,beklenen kar sonunda yağdı,hem de lapa lapa.gece komşu çocukları ve babasıyla bahçeye çıkıp,doya doya,yuvarlana yuvarlana karla oynadı Tuna,eve girdiklerinde saat 24:15 civarlarıydı sanırım.şimdi fotolar..




onlar bahçede karla doya doya oynarken,ben de pencereden fotolarını çektim:)burda Tuna kendini karların üstüne atıyor;)

fotolar çok seçilmiyor ama,burda da kardan top yapıp maç yapıyorlar:)bu arada,kar o kadar güzel yağıyordu ki,kar taneleri de çok güzel çıkmış..


Tuna geldiğinde sürpriz olsun diye,balkondan topladığım karlardan,minik bir kardan adam yaptım salon penceresinin önüne,şapkasını rüzgar bahçeye uçurdu:)gerçi onlar bahçeye kocaman karadan adam yapmışlardı zaten...

Colaturka hangi takımın sponsoru bilmiyorum ama Tuna çok iyi biliyor,gazetelerin spor sayfalarına bakarak,yaptığı futbolcuların formalarına sponsorlarının isimlerini yazıyor,bu sayede yazmayı da öğreniyor sanırım;) bazılarına da avea ve eti yazmıştı.eti,Eskişehir spor'un sponsoruymuş,aklımda o kalmış,ambleminden tanıyıp,markette eti'nin krakerlerinden istiyor..
bu da yakından görünüşü:)
Tuna'nın Mevlana projesi.böyle şeylerle uğraşmak çok hoşuma gidiyor,bir de malzemem tam,vaktim bol olsa...
nasıl yapsam?diye düşünürken,Mevlana ve bir kaç semazen yapıp,hatta Mevlana müzesinin maketini de yapıyım demiştim ama vakit dar olduğu için,onun renkli fotokopisini çektirip,arka fon olarak kullandım.bu arada,Mevlana'nın sakalını ve bıyığını,yastıktan çıkarttığım yünden yaptım;)kafalarındaki fesi andıran başlıklarını elimde diktim,keçeye benzer bir kumaştan.geniş eşofmanı andıran bir kıyafet diktim Mevlana'ya,telden yaptığım iskeletini elyafla besleyip,kıyafetini giydirdim,sonra bir de cübbe,tamam. tesbihini de ben yaptım minik boncuklardan dizerek;)normal tesbih çok büyük olacaktı çünkü.
bu,semazenlerimizden birisi.eteklerine misina geçirip,marullanmasını sağladım,hani dönüyor havası versin diye;)aslında meslerini de yapmak istedim,hatta deri kumaş bile almıştım ama,zemine tutturmam zor olacak diye,vaz geçmek zorunda kaldım,ne heveslenmiştim halbuki:(
bu da,dönen diğer semazenimiz.sakallı ve bıyıklı olmaları,Tuna'nın tercihiydi:))
bu da,selama duran semazenimiz,henüz semaya başlamamış.


inş.öğretmenlerimizin de hoşuna gider...

26 Kasım 2010 Cuma

BİR KAÇ ÇİZİM,KURBAN BAYRAMI,SİRK,ÖĞRETMENLER GÜNÜ,YAŞ PASTA..

Güzel ve yoğun bir bayram geçirdik çok şükür.genellikle anneannelerdeydik.onlar büyük olduğu için,onları ziyarete gelen akrabalarımızla görüşmüş olduk,hem de anneannelere yardım etmiş olduk.hava çok güzeldi,birazda gezdik.bayram tatilinde,çocukları Ankara Büyük Şehir Belediyesi'nin getirttiği sirk'e götürdük.Tuna ilk kez bir sirk gördü,çok hoşuna gittiği söylenemez ama yine de bazı gösteriler ilgisini çekti.gerisini,fotolarla anlatalııım..




Tuna'nın eserlerini yayınlamaya devam ediyoruz;))bu resim,F.B.-B.J.K. maçından.yukarda da görüldüğü gibi,skor 1-1 :)) yalnız,B.J.K. lı futbolcunun formasına dikkat lütfen"avea"yazıyor:)))ayakkabısı da Nıke;) bacağında yazdığı 38rakamından anladığım kadarıyle,F.B.li futbolcu,Tuna'nın favorisi Mehmet Topuz:)ayağındakiler de krampon,altındaki tırtıklardan anlaşılıyor:)))

bu F.B.li futbolcunun hareketi çok hoşuma gitti,topu havalandırırken çizmiş kuzucuk:)

:)))burda Mehmet Topuz oldu.bıyık ve top sakal yapmamı istedi,ben de yara bantından yaptım;))


maç yapacak kimseyi bulamadığında,gorili Bobo'yu karşı takımın kalecisi yapıp,boool bol gol atıyor zavallı hayvana:))geçen gün,yan komşumuz Yunus amcasının hediye ettiği G.S.formasını Bobo'ya giydirmiş"anne,bizim evde sadece Bobo G.S.lı dimiii?"diyordu:)))Yunus amcası duymasın..
bayram çikolatalarımızı-şekerlerimizi yan yana sıralamış,hangisinden kaç tane var diye hesaplıyor:))o kahverengi çikolatalardan 43 tane varmış mesela:)
:)))ah yavrum ah,futbol sevdasına kılıktan kılığa giriyor.düz siyah bant istedi,kafasına bağlıycakmış,düz siyah bulamadık,tacımı taktı,bir de,arkadan bağlıyorlarmış saçlarını,"senin saçın kısa,bağlanmaz oğlum,onların saçları uzun,önlerine gelmesin diye bağlıyorlar"dediysem de dinletemedim,küçük bir tokayla bağlar gibi yaptık artık.bu haliyle,hayalinde kim bilir hangi futbolcu:)))
Uğur dayısı ve onun yeğenleriyle,bayram hatırası çektik:)Uğur,annemin teyzesinin torunu,çocuklarla diyaloğu çok iyi maş.Tuna'nın can damarı olan futbol dan konuya girerek,gönlünü fethetti mesela.Uğur,özel matematik dersi veriyormuş,annesinin anlattığına göre,çocuklar Uğur sayesinde matematiği çok seviyor,dolayısıyle,güzel notlar alıyormuş,eee,çocuğun dilinden anlamak lazım..
bunlar da,büyük amcalarımız.babamızla birlikte,dedemizin kabrini ziyaret ettikten sonra,bize bayramlaşmaya geldiler birlikte.diğer dedesi olmadığı için,Tuna onlara dede diyor.Tuna'yı kucağına alan,babamızın büyük amcası Kadim dede,diğeri de,ortanca amcası İzzet dede..
sirk e gideceğimiz gün,İnci Dila'lara bayramlaşmaya gittik.onların sirki orda başlamıştı bile,salıncakta iki maymun:)))
bir de ayakta denediler sallanmayı,çooook zevkliiiii....


:)))yine Suzan teyzesinin peruğunu ele geçirmişler...


biri çıkartıp,diğeri taktı,poz verdiller:))

işte,sirk başlıyooorrrr..

yanılmıyorsam,22 metre denildi yüksekliğe.o yükseklikte gösterisini yaptı bu bayan,kendini tavana kadar bir çarşafa dolayıp,sonra aşağı bıraktı,yukarda danslar etti..
biraz karanlık çıktı fotolar ama,burda boğaların sırtına ayı ve köpekler çıkıp,beraber gösteri yaptılar..


zavallı ayı,o engellerin üstünden atladı tonlarca ağırlığıyla..

en hoşumuza giden gösteri bu gurubun gösterisiydi.gerçekten çok cesurlar..

önümüzde oturan bu çocuk,gösteriden çok,bizimle ilgilendi:))burda,makinama sulanıyor.annesi,gösteriyi izlememesinden şikayetleniyor"millet ayıları-köpekleri eğitiyor,biz şunları eğitemiyoruz"diye:)))

sirkin sonunda,atlı bayanların gösterisi vardı,burda pek seçilmiyor ama,atın üstündeki bayanın elinde Türk bayrağı var,alkışlar koptu bayrağımız çıktığında...
YAŞ PASTA

bu pastayı,öğretmenler gününde,Tuna'nın öğretmenleri için yaptım.aslında istediğim gibi olmadı ama gece ani bir kararla başladığım için,eksik malzemelerle yine iyi oldu sayılır;)mesela,kakaolu krem şantiyi hiç sevmem ama geçen gün eşimden kremşanti almasını istediğimde,sade zannedip kakaolu almış:( evdeki sadeyi kremaya kullanınca,üstünü kaplamak için maalesef o saatte komşulardan da isteyemeyeceğime göre,mecburen onu kullandım.
ben yaş pastalarımı hep bu pandispanya ve kremayla yapıyorum artık.çünkü çok hafif bir kreması ve çok güzel,süngerimsi bir pandispanyası var.bu vesileyle,bütün öğretmenlerimizin ve tekrar bizim öğretmenlerimizin de gününü kutluyorum.oyun öğretmenimiz Fatma öğretmen'e,tarifini vereceğimi söylemiştim,herkesle paylaşmış olalım.işte tariiiif:



PANDİSPANYA:

*4 adet yumurta

*1,5 çay bardağı pudra şekeri(ben büyük çay bardaklarından kullanıyorum)

*1 çay bardağı mısır nişastası(çok farketmiyor aslında buğday olsa da)

*1 paket vanilya

*1 tatlı kaşığı kabartma tozu(ben dalmışım,1 paket katmışım ama çok kötü olmadı)

aynen kek çırpar gibi,önce yumurta ve pudra şekeri çırpılıp,yavaş yavaş diğer malzemeler katılır,yağlanıp-unlanan fırın kabına boşaltılır(benim fırınımın üst küçük fırın tepsisi 24x32,ben hep o tepside yapıyorum ama sizin bu ölçülere yakın başka bir fırın kabınız varsa,o da olabilir.mesela büyük dikdörtgen borcamlar.)180 derecede,önceden ısıtılan fırında 15 dak(herkesin fırını aynı olmadığı için,kürdan batırarak,kontrol edin derim)pişirilip,soğuyunca enine 2 ye kesilir.ben çok az,yani yaklaşık yarım( küçük çay bardaklarından)çay bardağı soğuk sütle,1 yemek kaşığı kadar şekeri karıştırıp,iki parçanın da üzerine gezdiriyorum çok kuru kuru olmasın diye.


KREMASI:

*1 su bardağı nişasta
*1 su bardağı toz şeker
*1 lt.süt
*1 poşet krem şanti

ÜZERİ İÇİN:

*1 poşet krem şanti
*1 su bardağı soğuk süt.


kremayı yapmak için; krem şanti hariç,diğer malzemeler,soğuk olarak biraz karıştırılıp,nişasta ve şeker eriyince,koyulaşıncaya kadar pişirilir.ara-sıra karıştırılarak,tamamen soğuması beklenir.soğuduktan sonra da,krem şanti,toz olarak katılıp,mikserin yüksek devirinde iyice çırpılır.

ikiye kesilip,şekerli süt gezdirilen parçalardan birinin üzerine kremanın yarısı yayılıp,istenilen meyveler,küçük küçük doğranarak kremanın üstü kaplanır.birazcık krema da,meyvelerin üzerine yayılıp,diğer pandispanya parçası üzerine koyulur,kalan krema ile her tarafı düzgünce kaplanır.
üzeri için;1 poşet krem şanti ve 1 su bardağı soğuk süt iyice çırpılıp,koyulaştırılır.kremanın üzerine de krem şanti kaplanarak,istenilen şekilde süslenir(krem şanti fazla gelecektir,isterseniz küçük kablara bölüp,gıda boyalarıyla renklendirip,enjektör ile çeşitli desen ve şekiller yapabilirsiniz)işte size,daha önce aynı tarifimle yapıp,süslediğim pastalarımdan bir kaç örnek:


bu pastayı,geçen sene Tuna'nın kreşinde kutlanan yaş günü için yapmıştım.bu pastayı da aynı yazdığım gibi yaptım,bunda yuvarlak kalıp kullandım. fakat,Tweety kafası şeklinde kenarlarından kesip,pastaneden hazır alıp,kendi renklendirdiğim şeker hamuruyla kapladım,diğer renklerle de göz ve gagasını yaptım.


yine geçen sene,evdeki kutlamamız için yaptığım pasta.Tuna'nın o dönem sevdiği buz devri dinazorlarını,kalan krem şantiyi renklendirerek,pastanın üstüne kürdanla şekillerini çizerek yapmıştım.

bu,İnci Dila'ya geçen sene yaptığım,Winx kızlarından en sevdiği Bloom'lu pasta..
bu da,önceki sene,Tuna'nın kankası,komşumuzun kızı Sueda'ya yaptığım prensesli pasta..
biraz uğraştırıcı oluyor tabi ama pastaları gördüklerinde yüzlerindeki şu gülümsemeleri görmeye değmez mi?

İnci Dilaaaaa
Suedaaaaaaa