21 Ocak 2010 Perşembe

SEVİMLİ YUNUS'LARI AĞIRLADIK:)

Tuna'nın sınıfı çarşamba günü bizdeydi.geçenlerde Tuğba öğretmenle,çocukların,evlevrine gittikleri arkadalarıyla ilişkileririnin daha farklı olduğunu konuşmuştuk.evimizde kreşimize yakın olduğu için,bir gün kahvaltı sonrası,öğlen yemeğine bize gelebileceklerini söylemiştim,çünkü ev ortamında çok mutlu oluyorlar gerçekten.çarşamba diye günümüzü kararlaştırdıktan sonra,hazırlıklarımızı yapıp misafirlerimizi ağırladık.çocuklar çok eğlendiler gerçektende,biri hariç,kim olabilir,maalesef Tuna:( arkadaşarı gelmeden önce sevinçli ve heyecanlıydı,artık oyuncaklarıyla oynanmasını mı kıskandı yoksa başka bir sebeptenmidir bilmem ama beni çok bunalttı gerçekten.öyle ki,soframızı bile Tuğba ve Derya öğretmenler hazırladı sağ olsunlar. neyse,bu dönem de geçecek inş.deyip,kendimizi avutuyoruz artık.elden başka bir şey gelmiyor çünkü;)geçenlerde Mine İzgi'nin"oğlumu yetiştiriyorum"isimli kitabını görüp aldım,"oğlunuz 4 yaşında"başlığında aynen şunları yazıyor:"4 yaşın en belirgin özelliği,dengesizlik,uyumsuzluk ve koordinasyon eksikliğidir.3 yaşında her şey normalken,tekrar zor bir dönemin gelmesi,aileyi oldukça zora sokar.bu dönemde oğlunuz daha çok düşer,yüksekten korkma duygusuna kapılabilir.tikler bu dönemde ortaya çıkar.burun karıştırma,tırnak yeme,cinsel organıyla oynama,parmak emme gibi...duyguları inişli çıkışlıdır.düzenlerinin aynı devam etmesini isterler.uyku ve yemek alışkanlıkları bozulduğu zaman huysuzluk yaparlar. Bu dönemde arkadaşlık kurmayı sevdiği gibi,onlarla kavga etmeyi,dövüşmeyi de çok severler.hatta birbirlerine isim bile takarlar,daha ileri giderek,küfür bile edebilirler.çünkü bu dönem,kabalık ve kendi sakınmama çağıdır.düündüğünü ve istediğini yapma dönemidir. Aşırılıkların yaşandığı bu dönemde,çocuk bedensel hareketlerinde de aşırıdır.vurma,tekme atma,tepinme gibi...hareket etme özellikleri çok fazlalaşır.merdivenleri ikişer ikişer çıkar.kapıları çarparak kapatır.konuşmada da ölçüsü yoktur.çok konuşur,çok soru sorar,her aklına geleni söyler...vs. vs"daha neler neler.ne dönemmiş yaw,her gelen dönem bir öncekini aratıyor mübarek;)kitapta sanki Tuna'yı anlatmış Mine İzgi.aman sağlıklı olsunlar,Allah acılarını göstermesinde,alışıyoruz her dönemlerinede ne yapalım... şimdi sıra fotolarımızdaaa

işte sevimli Yunuslar...neden sevimli Yunuslar?çünkü sınıfımızın adı;)3 tane fire vermiştik o gün.Nuray,Furkan ve sınıfımıza yeni gelen,Tuna'nın değimiyle bıcır bıcır Ceren kreşe gelmemişlerdi.

o sıra beni bunaltmakla meşgul olup,mutfakta esir alan Tuna,doğal olarak masadaki yerini alamamış.

sağdaki sevimli Yunus Zeynep,yanındaki Hilal Nur ve öfkeli şirin Tuna..

Mehmet Kerem ve Rana.canım yaaa,öğretmeni"hadi Rana,civcivini de ye"deyince,"ama öğretmeniiim,gözleri vaaaar"dedi :)))Mehmet Kerem ise,sosisli lolipopları çok sevdi,maşaAllah o kadar çok yedi ki,Tuğba ve Derya öğretmenle hem şaşırdık,hem sevindik.

bunlarda,uykucu şirinler.sağdaki Muhammed Emin,soldaki ise Nureddin.maşaAllah,Nureddin'in iştahı çok iyi,Tuğba öğretmen,"Nureddin 2.tabağı istemediyse,aceba hastamı?diye düşünüyorum"dedi,uykusuda çok iyiymiş maş.uykusu çok iyi olanlardan biri de M.Emin'miş.biraz da Tuna ya bulaşsa arkadaşlarının uyku ve iştahı.


bu da,daha önceki postlarda bahsettiğim rapik(rakip) i Kutalmış kerem.aynı zamanda güreş arkadaşı Tuna'nın K.Kerem.Tuna bu sıralar durulmuştu,ama sağı-solu hiç belli olmuyor,yazıda da bahsedildiği gibi,inişler-çıkışlar yaşıyoruz sürekli..K.Kerem'in annesi hamile,kardeşinin adını ne koyacaklarını sorduğumda"ateş topu"dedi:))) o kadar çok spıder-man vs.oynuyor ki kerata,kardeşinin ismini ateş topu koymak isteyişi çok normal hani;)


topluca bir şarkı söylermisiniz dedim"zürafanın aşkından"şarkılarını söylediler ama makinanım azizliğine uğradığımız için,sadece bu kısmını kaydedebildim.M.Kerem hem cebine sosisli lolipopların çiçeklerini koymaya çalışıyor,hem de şarkıya devam ediyor:)) arkada tabureleri araba yapan şimşek mcqueen hayranları var:)


pazartesi gün kreşten geldikten sonra,İngilizce öğretmeniyle karşılaştığımı söyleyince,Tuna ing.şarkı söylemeye başladı.tabi bazı kelimeler yarım ve ya benzer şekilde;)ertesi gün Özge öğretmene söyledim"aferin,sık söylüyorum ama ezberletmedim tabi.aslında sınıfta hiç ilgilenmiyor gibi duruyor ama demekki kulağı bizdeymiş"dedi.aynı şeyi Tuğba öğretmen de söyledi bize geldiklerinde."hikaye saatimizde,çocuklar oturup dinlerken,Tuna yerlerde yuvarlanıyor,ilgilenmiyor gibi görünüyor,hatta çoğu kez arkadaşlarının da dikkatini dağıtıyor.ama diğer arkadaşları olan-biteni pek ailelerine anlatmazken,Tuna çoğunu anlatıyormuş baksanıza,demekki hem hareket halinde,hem beni dinliyormuş"dedi.aslında evdede çoğunlukla öyle.bu video da onun en güzel örneği;)yeri gelmişken ekleyim dedim,Tuğba öğretmenim,bu video sizin için;)

gelelim yeyip-içtiklerimizeeee:)misafirlerim çocuklar olunca,onların seveceğini tahmin ettiğim bir mönü hazırlamak istedim.zaman zaman gelen misafirlerime de yaptığım ikramlar bunlar.tarif isteyen arkadaşlarım vardı,yine bloğa ekleyip,daha çok kişinin faydalanmasını,yapıp çocukları sevindirmesini istediğim için ekliyeceğim.ama bu post çok uzun olduğu için,azzzz sonraaaa;)bir sonraki posta ekliyorum...

Hiç yorum yok: