4 Mayıs 2010 Salı

PORTAKALLI KURABİYE,YOĞURMA KISIR VE BALKON BAHÇECİLİĞİ:)

Bir türlü elim değip,bir şeyler ekleyemedim bloğumuza.bu gün İpek aradı,konuşmamızın bitiminde,"bloğa baktım,eklememişsin bir şey epeydir "dedi,gerçekten fırsat bulamadım,ama şimdi oturup hemen ekleyim dedim İpekim de hatırlatmışken...


Bu kurabiyeyi,komşum,arkadaşım,dostum Nergiz'in annesi,ablası,kardeşiyle eşi,yeğenleri 23 Nisan tatili için Nevşehir'den geldiklerinde,hoş geldiniz demeye giderken yapıp götürdüm.çünkü normalde kurabiye sevmeyen Nergiz,bu kurabiyeyle kurabiye sevmeye başladı,onların da seveceğinden emin olduğum için,bunu yapmak istedim ve yanılmamışım,onlarda çok beğendiler.şimdiye kadar yeyipte beğenmeyen hiç olmadı zaten;)Tuna'nın bu seneki doğum gününde de yapmıştım,orda da çok beğenildi.onun için,sizin de denemenizi tavsiye ediyorum.evet,kabul ediyorum,biraz oyalıyor ama sonuca değer derim ben...



PORTAKALLI KURABİYE


Son zamanlarda favorimiz olan bu kurabiyenin tarifini,tariflerini çok beğendiğim sevgili blog arkadaşımHülya "http://buramburam.blogspot.com/"nın blogundan almıştım,teşekkürler bu güzel tarifi bize kazandırdığın için Hülyacım...



fotolar bana ait,tarifi aynen yayınlıyorum:

PORTAKALLI KURABİYE


Malzemeler:

125 gr. oda sıcaklığında tereyağ

1 çay bardağı sıvıyağ

1 adet yumurta

1 çay bardağı yoğurt

1 çay bardağı toz şeker

1 çay bardağı irmik

1 paket kabartma tozu

Aldığı kadar un

Muhallebisi için:

3 çay bardağı süt,
3 çorba kaşığı nişasta
1 çay bardağı şeker
1 paket vanilya
1 portakal suyu
1 portakal kabuğu rendesi

  • Kurabiye hamurunu yoğurmadan önce muhallebimizi hazırlayalım. Muhallebimiz için portakal suyu ve vanilya hariç tüm malzemeler bir tencereye alınarak devamlı karıştırmak suretiyle koyulaşıp kıvam alana dek pişirilir.
  • Pişip katılaşmaya başlayan muhallebimize ocaktan alırken vanilyamız ilave edilir. Muhallebimiz ılınınca portakal sıyumuz eklenerek güzelce karştırılır ve topak topak olması engellenip ( istenirse blendırlanabilir) soğumaya bırakılır.
  • Kurabiye hamuru için gerekli tüm malzemeleri karıştırarak yumuşak ele yapışmayan bir hamur elde edilir.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak elde açılır, ortasına soğumuş muhallebi konup kapatılır. Kapadığımız kısım alta gelecek şekilde yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir.
  • Üzerlerine birazcık portakal kabuğu rendesi serpilerek , önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzeri hafif pembeleşene kadar pişirilir.
  • Pişip soğuduyan kurabiyelerimizin üzerlerine pudra şekeri serpilerek servise sunulur


YOĞURMA KISIR




Bu tarifte de ölçü yok maalesef.ama tadı harika oluyor.tarifi arkadaşım Filiz'den almıştım,artık hep kısır yapacağımda bu kısırdan yapıyorum.istenirse,çiğ köfte gibi sıkılarak şekilde verilebilir,gerçekten etsiz çiğ köfte gibi oluyor tadı çünkü.
istenilen miktarda köftelik bulgurun üstüne 2-3 tane orta boy domates,1 tane de kuru soğan rendelenir.Filiz soğanın suyunu sıkıp,posasını kullanıyor ama ben sıkmadan,hepsini kullanıyorum.şöyle bir karıştırılıp,şişecek kadar sıcak su gezdirilir üzerine.ama sakın çok gezdirmeyin,çok cıvık olur.ağzını kapatıp,5 dak.şişmesi beklenir.5 dak.sonra,bolca isot,acı seviliyorsa acı biber salçası,değilse tatlı biber salçası,biraz domates salçası,biraz karabiber(mümkünse değirmenden çekip kullanın)kafi miktarda nar ekşisi,salçalar tuzsuzsa damak tadınıza göre tuz,bolcada hakiki zeytin yağ koyulup,yaklaşık 5 dak.kadar yoğrulur.daha sonra biraz yeşil soğan,taze nane ve istenirse maydanoz doğranıp harmanlanır.ben,mideye dokunmasın,gaz yapmasın diye birazda kimyon ekliyorum,sonuç harika...mutlaka deneyin derim,benden söylemesi...süslemesini de,geçenlerde net te gezinirken bir sitede görmüştüm ama gerçekten hangi site olduğunu hatırlamıyorum,sitenin sahibi arkadaştan şimdiden özür diliyorum.lale zamanı olduğu için,laleler kondurdum kısırımın üstüne;)



kaç senedir yapmak istediğim şeyi bu sene gerçekleştirdim ve balkon bahçeciliğine başladım ufak çapta,naçizane.3 çilek fidesi,4 salatalık fidesi diktim,mutfakta filizlenen,içim rahat etmediği için yemeklere kullanamadığım kuru soğanları diktim,büyüdüler bile.4 saksı çiçek tohumu,nane,maydanoz,dereotu ve roka tohumları ektim.ilk çiçekler çıktı,nane,maydanoz ve dere otlarım fiyaskoyla sonuçlanıp,roka tohumlarım çıktı.bende,çıkmayanların saksılarının birine komşum Nergiz'in annesi Türkan teyzemin Nevşehir'deki bahçesinden toplayıp getirdiği nanelerin yapraklarını alıp,saplarını ektim,diğerlerine de kıska ektim;)eeee,demokrasilerde çareler tükenmez dimi;))sırada biber,fasulye ve nokut ekmek,domates fidesi alıp dikmek var,bereketli olur inş.

bunlar ektiğim çiçek tohumlarımın çıkmış hali;) eh,birde güvercinlerle mücadele var tabi...


çocuklarımızın bağ-bahçe gördüğü yok maalesef,gerçekten çok üzüyor bu beni.neyin nasıl yetiştiğini bilmiyorlar.kim bilir,belkide aldığımız meyve ve sebzelerin yalnız market ve pazarda olduğunu zannediyorlar.ağaçtamı,toprağın altındamı yetişiyor,bilmiyorlar ne yazık ki. bu sebepten istedim bir şeyler yetiştirmeyi daha çok.Tuna sulasın,topraktan çıktıklarına şahit olsun,büyüdüklerini görsün,elleriyle toplayıp,hormonsuz yesin istedim.birlikte ektiğimiz için,topraktan yeşil yeşil fideler çıktıkça,çok seviniyor kuzum,hatta yapraklarını seviyor,kıskalara da "bebek soğan"diyor:))) ama bu görünenler anne soğan;)bu gün ekmeğine koyup,son günlerdeki favori çorbası erişteli yeşil mercimek çorbası eşliğinde yedi bile maş.

çok net çıkmasada,bu çilek fidemin bembeyez bir çiçeği açtı,darısı kırmızılarına,diğer fidelere inş.;))

video

bu oyun,bizim küçüklüğümüzün oyunu.hatta annemlerin de küçüklüğünün oyunu.eskiden T.V. yok tabi,bunun gibi oyunlar oynanırmış ne güzel.ama Tuna "ebe bir elek ver" yerine"ele bebek ver"diyor:)))) ve çok seviyor bu oyunu kerata.aslında oyunda öyle bir şey yok ama illa ki döğüşlü bir şey olacak ya"ama köpekler döğüşecek tamam mı?"diyor:))



benim minik müzisyenin gitar aşkı tutuştu bu gün.şarkısı ise,İnci Dila'nın yıl sonu gösterisinde söyleyeceği"cici kızlar"ın,"ah kalbim" şarkısıydı;)))

3 yorum:

ipek dedi ki...

tarifleri ilk fırsatta deneyeceğim. zaten portakallı tatlılara bayılırım. Ama keşke portakal zamanı verseydin tarifi be şükü. Şimdiden portakal kabuğu koyalım bari dondurucuya. Portakal suyu olarak da hazır meyve suyu kullanırız artık. Kısır da eminim çok güzel oluyordur. lalelerle ne güzel süslemişsin.
balkon bahçeciliği fikri de çok hoşuma gitti. ne iyi düşünmüşsün. ben de heveslendim ama bizim balkon malum küçücük. duvara raf yapıp saksıları oraya koysam olur mu acaba??
Öpüyorum ikinizi de..
Tariflere devam lütfen!!

sukran dedi ki...

yaw biz hala portakal yiyoruz,bak bitmeden dene ipekim,evet,portakal kabuğunu geçen yıl ben şekerle karıştırıp koymuştum dondurucuya,epey kullandım,tabi olur,niye olmasın,hazır meyve suyuylada yapılır.evet canım yaaa,senin balkon maalesef çok küçük ama dediğin gibi raf sistemiyle olabilir bencede,dene derim,bitkileri iyi tanıyorsun sen,güzel yetiştirirsin bence,bende çok öpüyorum canım...beğenilen tarif olursa,ekliyorum.

Tiryaki dedi ki...

merhabalar.
buluşmamız var,katılmak ister misiniz?

http://sibelinhobidunyasi.blogspot.com/2010/05/ertelenen-ankaral-blog-sahipleri.html