19 Nisan 2009 Pazar

47 GÜN 47 GECE ;)))))

cumartesi günü,Tuna'nın 3.yaşını,3.kez kutladık:)))daha önce Azerbaycan'da olan Tuğba teyzemiz,Tuna'nın yaş günlerinde hiç bulunamadığı ve bloğundan fotoları görünce içinin gittiğini,döndüğünde mutlaka kendisi için özel yaş günü partisi istediğini söylemişti.artık Türkiye'ye döndü ve maalesef 2 mart ve sonrasında çok çok yoğun olduğu için,nisan ayında bir kutlama yapma kararı almıştık.İngiltere'den tatil!için Türkiye'ye gelen arkadaşımız Esra'da"http://annevebebisi.blogspot.com/",ayın 18 inde Ankara'da olabileceğini söyleyince,arkadaşlarıda toplu halde görür düşüncesiyle,hemde günümü yaparız diye doğum günü partimizi 18 nisanda yapmaya karar verdik,3.kez 3.yaşımızı kutladık;))yani bir taşla iki kuş vurmuş olduk.fakat,maalesef,hem Esra,hem de oğlu Mehmed Kaan çok hasta oldukları için Ankara'ya gelemediler:(inşallah çabucak iyileşip,İngiltere'ye bir an evvel giderlerde,zavallı Mehmed Kaan da babasına kavuşur.o kadar baba hasreti çekiyormuş ki,canım benim,gecenin bir vaktinde montunu ve ayakkabılarını eline alıp,kapının önünde ağlıyormuş evimize gidelim diye.Allah hiç bir çocuğu annesiz-babasız bırakmasın.Tuna'ya,cumartesi günü yaş gününü kutlayacağımızı söylediğimde"anneee,yani ben 4 yaşıma mı girceeem?"dedi:)))eeee,bu kadar kutlama olunca,çocukta şaşırdı tabi:))"hayır annecim,arkadaşlarımız doğum gününe gelemedikleri için,onlara bir kutlama daha yapacağız"dedim."hayır o zaman,hepsi gelsin ama doğum günümü kutlamayalım"dedi:))çünkü,doğum gününden önce sayıp duruyordu"ben şimdi 3 yaşımda olcam,Dila,4 yaşında olcak,seneye ben 4 yaşımda olunca,Dila 5 yaşında olacak"diye.çocuk dedi herhalde"yaw bu sene ne çabuk geçti??":))) doğum günümüzde,şeref konuğumuz Tuğba teyzemiz;)ve ikizleri Efe ve Yiğit,Saliş teyzemiz,Hümeyra teyzemiz,Esra teyzemiz[Fatma Dila'nın annesi;)],Filiz teyzemiz ve oğlu Enes,Betül teyzemiz ve oğlu Yusuf,Gülsüm teyzemiz ve kızı Zeynep,Özlem teyzemiz ve kızı Asude vardı.aaaah,bir de İpek teyzemiz"http://karakuzum.blogspot.com/ ",oğlu Umut ve kızı Elif vardı demeyi çok isterdik:(hatta benim yüzüm yok[çünkü sağ olsun kendisi Tuna doğduğunda görmek için kalkıp İstanbul'dan Ankara'ya gelmişti,daha ben tatlı kara kuzuyu görmeye gidemedim :((] ama arkadaşlar keşke bir sürpriz yapıp ayın 18 inde gelse dediler,o da haklı,çünkü 2 çocukla tabiki çok zor,ama bol bol kulaklarını çınlattık:)seni çok özlüyoruz İpekim..
neyse,şimdi fotolara geçiyorum..



genellikle öğlen uykusu uyumayan Tuna,ben yemek yaparken,arabalar c.d.sini seyrettiği salonda,uykuyla girdiği savaşta,bu şekilde teslim bayrağını çekmiş:)))o kadar masum görünüyordu ki,onu öğlen uykusu uyurken görmek beni çok sevindirdi:)



işte,bu da,3.yaş günümüzün,3.kutlama pastası;)yine Tuna'nın en sevdiği karakterleri seçtim.solda,yargıç ve aynı zamanda,Mc Queen'in ekip liğderi Doc Hudson,sağda ise Radyatör kasabası'nın sevimli çekicisi Mater.

ve masamızdan bir kare.çocukları masaya oturtup,kendimiz açık büfe yaptık;)çocukların en çok hoşuna gidenler,doğum günü pastası,bonibonlu kurabiye ve gülen kurabiyelerdi.hatta görebilmek için masaya tırmanmaya bile çalıştılar:))) bunlarda çocuklarımız:)sağ başta Tuğba teyzemiz'in yakışıklı ikiz oğullarından Efe,yanındaki ikizi Yiğit,onun yanındaki Gülsüm teyzemiz'in kızı Zeynep,onun yanındaki Betül teyzemiz'in oğlu Yusuf,onun yanındaki Özlem teyzemiz'in kızı Asude ve doğum günü çocuğu,benim kuzum Tuna;)yanındakide Filiz teyzemiz'in oğlu Enes. biz misafiri işte böyle çalıştırırız;)))çocukların yerken yerlere döktüğü kırıntıları temizlemek için getirdiğim elektirik süpürgesini Gülsüm elimden aldı ve süpürmeye başladı,bizim matrak Tuğba'da,hemen fotoğraf makinesini eline geçirdi ve fotoğraf çekti:)))



fotoğrafının çekildiğini farkeden Gülsüm,şaşırdı ve gülmeye başladı,Esra'nın eline,Zeynep'in sırtına koyması için getirdiğim ter bezlerini tutuşturup,"al bu bezleri,sende tozları al bari"dedim ve böylece temizlik faslını bitirdik:))))





bu kadarla bittimi?tabiki hayır,iki laflarlarken içeriz diye demlediğimiz keyif çaylarını da,yine Esra'ya dağıttırdık;))nasıl?memnuniyeti yüzünden okunuyor değilmi?;))ama Tuğba halinden çok memnun:))
şaka bir yana,çok güzel bir gündü.hepimizde çok eğlendik,1 kişi dışında.kim mi?Efe:)))çocuklar zavallı Efe abilerini o kadar bunalttılar ki,çocukcağız pes etmiş bir halde koltuğa yığılıverdi:)))"eeee,Efe,bir dahaki günümüze gelecekmisin?"diye sorduğumda cevabı"hayıııır"oldu:)))ve bizim küçük ama sevimli vahşiler,zavallı Asudeciğin pofuduk ayısının burnunu nasıl becermişlerse,parçalamayı başarmışlar,inşallah eve gidince problem yapmamıştır.bunun dışında,bol bol kudurdular;))güreş yapıp,Şivan(Tek Türkiye dizisindeki kötü karakter.maalesef anneannemiz izlerken Tuna da büyük bir zevkle izliyor,Yusuf'ta severek izliyormuş) oldular.o gün Tuna'ya özellikle yeşil bir şey giydirmemiştimki,kendisini arabalar c.d.sindeki kötü karakter yeşil araba zannetmesin diye,bu seferde Şivan olup onu-bunu ittirip tartakladılar:(her şeye rağmen güzel bir gündü...



yine güzel bir tarifle bu güne noktayı koyalım.çocukların ve arkadaşların çok beğendiği bonibonlu kurabiye.hepside tarif almak istemişti ama maalesef,kargaşadan unuttuk.bu tarifi,"http://papatya68.blogcu.com/"sitesinin,kurabiye tarifleri etkinliğinde görmüş ve çok beğenmiştim.kurabiye tarifinin sahibi" http://mutfakkapisi.blogcu.com/"arkadaşa da teşekkür ediyorum bizi bu güzel tarifle tanıştırdığı için.

BONİBONLU KURABİYE:





malzemeler:

- 200 gr margarin oda sıcaklığında

- 1 yumurta

- 1 su bardağı nişasta

- 1 su bardağı un

- 1 su bardağı kakao

- 1 su bardağı pudra şekeri

- 2 kutu bonibon

yapilisi:

Malzemelerimizi hamur kabımıza aliyoruz ve yoğuruyoruz... Şekil verip üzerine bonibonları hafifçe bastırarak yerleştiriyoruz...Yag ile birlesen bir hamur oldugu icin zor toparlaniyor...Birde püf noktası önceden ısıtılmış 180 c fırında 10 yada 15 dk pişirip ( fırında fazla tutarsanız yanıyor ve tadı acımsı oluyor) soğuduktan sonra servis yapmalısınız..

13 Nisan 2009 Pazartesi

MART-NİSAN ÇOK YOĞUNDUK...

Mart ve Nisan ayında doğan ne çok tanıdığımız varmış;)çocukları sevindirmek için bol bol doğum günü pastası yaptım onlara.onların gözündeki ışıltıyı,yüzündeki tatlı tebessümü görmek beni çok mutlu etti.bu arada pasta tecrübemi ilerletmiş oldum;)yine çok foto var ama onlardan önce her zamanki gibi Tuna'dan bir kaç inci yazıp öyle geçiyim:)

***son zamanlarda İnci Dila'nın doğum gününe hazırlık,anneanneler,derken sık çıktık dışarı.o gün yine anneannemize gidecektik"oğlum,hangi oyuncaklarını götürmek istiyorsan,çantana koy,birazdan çıkacağız"dedim."oooffffff,çok yaşlandıııım"dedi:)))ne demek istediğini anlamadım,"neden oğlum?"diye sorduğumda"misafirlere gitmekten çok yaşlandıııım"cevabını verdi:))))herhalde yoruldum demek istedi;)

***geçen akşam,Nergiz teyzesinin verdiği fıstıklardan yiyorduk.elinde yine her zamanki gibi arabaları vardı.bir ara yeşil arabasını fıstık poşetinin içine soktu,çıkarınca"çik(yeşil arabasının ismi)fıstığın içine girdi,şimdi fıstık yeşilimi oldu?"dedi:))))

***bu günlerde rakamlara ve yaşlara fena halde takmış durumda.bu seferde,içimiz dışımız rakam oldu:))artık espiri kabiliyetini geliştiriyor kendi kendine,geçen gün"anneee,10 la 10 yan yana gelince ne oluuur?"diye sorunca,bende"binon olur oğlum" dedim.daha önce defalarca sorduğu için,bu cevabı vereceğimi biliyordu tabi.espirisine hazırlıklıydı yani"binmem oooon"deyip güldü,bende ilk espirisi olduğu için hoşuma gitti ve güldüm:))

***Tuna odasında arabalarını konuşturuyordu,bende antreden geçerken,kulak misafiri oldum.bu arabalar cd.si oğluma çok şey öğretti,kibar söyleyemesede o kelimeyi duymak hoşuma gitti;))içerden gelen ses"dıggatını(dikkatini)toplaaaa,gaza basııın,hıııız,hıııız...":))))

***nerden duyduğunu sanırım kendiside hatırlamıyorki,sorduğumuzda"çik(yeşil arabası) söyledi dedi,izlediğim kadarıyle,o cd.de öyle bir kelime geçmiyordu,geçeceğinide zannetmiyorum.Saliş teyzesiyle araba konuştururlarken"mehramet(merhamet)et":)))dedi.Salişle birbirimize baktık o kelimeyi Tuna'dan ummadığımız için,"sendenmi duydu?"dedi Saliş,"hayır,bende senden duydu zannetmiştim"dedim,ikimizinde çok hoşuna gitti..

eveeeet,gelelim fotolaraaa..





Bu,oğlumdan 4 gün sonra doğan kankisi Sueda'ya yaptığım doğum günü pastası.kız çocukları prenseslerden hoşlandığı için,Sueda'ya da prenses pasta yaptım:)

Nergiz'den habersiz,kat komşularımız Gülşen ve Semiha ile anlaşıp,pasta-börek hazırladık ve Nergiz'lere sürpriz yaptık bizim evde.

Sueda pastasını çok beğendi,buda beni çok mutlu etti.işte,hep birlikte mum üflüyor Mahmut,Sueda,abisi BatuHan,benim miniğim ve Sevde..

burda tüm sevimliliğiyle,bana teşekkür ediyor cilveli kuzu;)
burdada Tuna'ya sarılmaya hazırlanıyor:))
Tuna'nın 2.kez kutladığımız,3.yaş günü;)))bunlarda,en sevdiği arabalar Çik Hiks(Chıck Hıcks) ve Kral.maalesef o günlerde mavi boya bulamadığımız için,Kral maviye yakın yeşil tonu oldu;)
Mart ayında gün bendeydi ve zaten kalabalık olan aile kutlamamıza arkadaşlar gelemediği için,aynı zamanda,Mart ayında doğan ve o gün gurubumuzda olan 4 kişi olması sebebiyle,yemekli yaptığımız günümüzün tatlısınıda,doğum günü pastası olarak yapmak istedim.hem doğum günü hem de günümüzü yaparak bir taşla iki kuş vurmuş olduk;)
işte doğum günü çocukları:))Ayşe teyzemiz,bu karede müsait olmadığı için bulunamayan Nermin teyzemiz,Edip Han ve Tunaaaaaa......
Bu pastada,yine kat komşum olan Gülşen'in kızı Sevde ve Semiha'nın oğlu Mahmut'un doğum günü pastaları.Mahmut'un doğum gününü unuttuğumuz için,Sevde'nin doğum günü olan 17 mart ta yapıp,Gülşen'e oturmaya gittik Nergiz ve Semiha ile.maalesef makinamın şarjı bittiği için,çocuklarla birlikte çekemedim.amaç,çocuklar mutlu olsundu,oldularda:)

30 Mart ta,Nergiz'in oğlu BatuHan'ın doğum günüydü.artık büyüdüğü için,ona daha ciddi,sade bir figür bulmam gerekiyordu.bir Fener Bahçeli olarak çok zor oldu ama,Galata Saray amblemli bir pasta yaptım;)


veee,geldik İnci Dila'nın doğum gününeeee.bu da İnci Dila için yaptığım prenses pastası.çok farklı hayallerim vardı ama istediğim gibi olmadı.

bu pastayı daha önce internette görmüştüm ve denemek istiyordum.nasıl olabilir?diye düşündüm ve bir "kümbet pasta"yapıp,üzerini şeker hamuruyla kapladım,sonrada süsledim.bu daha çok hoşuna gitti süslü kokoşumun;)

masamızdan bir kare...

anne ve babasıyla barbi pastasını keserken..
gözleri dalmış Tuna:)

Ana-oğul açılan hediyelere bakıyoruz..

şirinim:)

burda hangi araba olmuştu bilmiyorum ama kaçarken yakalayabildim:)

budaaa,süslü doğum günü çocuğumuz:)
aman ne süs,ne süs,kuaför e gidildi,makyaj yapıldı,babasına aldırdığı hediye gelinlik giyildi,sevimli şey...

minik gelinimiz,gelinliğini aldıkları gün hemen bir deneme yapmış;)severim senin pozlarını..

bu fotoya bayıldım,aceba neye kızıyordu?:)))

doğum gününde giydiği ilk kostümü:))çünkü sonra adeta defile yaptı.kız çocuğu işte,giyinmekten,takıp-takıştırmaktan çok hoşlanıyorlar..


pastayı çok merak etti,bebeğini çıkarmak istedi pasta kesilesiye kadar:)))
çok sevdikleri,Tuna ile paylaşamadıkları Saliş teyzesinin yanında ne kadarda mutlu görünüyor:)
işte İnci Dila'nın beklediği an,sonunda pasta kesiliyor,bebek çıkacak:))
ikinci kostümü,gelinliğiyle bir boydan foto..
bu foto da çok hoşuma gitti,çok doğal çıkmış prensesim:)
Allah bütün çocuklarımıza sağlıklı,mutlu,başarılı ömür versin....

31 Mart 2009 Salı

BİR DÜRÜST İNSAN...

Dürüstlük,vijdanın rahat olması,görevini yerine getirebilme,sorumluluklarının farkındalık...namus,şeref ve haysiyet sahibi olabilmek...bir insan başka ne isteye bilirki?evet,merhum MUHSİN YAZICIOĞLU'ndan bahsediyorum.
geçen hafta çok acı bir şekilde seçim gezisindeyken helikopterinin düşmesi sonucu kaybettiğimiz bu efendi,saygıdeğer insan artık aramızda yok.içi kin ve nefret dolu,vijdansız,acıma duygusundan mahrum hatta hatta sapıklıklarla gündeme gelen insanların çoğaldığını gördükçe,böylesine temiz,efendi ve iyi niyetli insanların gittine,azalmasına üzülmemek elde değil.
yine geçen hafta gördüğüm bir rüyayı,annemle paylaştım ve "hayır olsun inşallah"deyip geçtik.bir iki gün sonra bu olay meydana gelince,aklıma gördüğüm rüya geldi.bir suyun içindeyim ve eğilip,sudan uzun uzun ve bembeyaz balıklar çıkartıyorum.5-6 tanesini kucağıma alıyorum,elimden sıyrılıp geri suya düşüyorlar.ama balıkların vücutlarında yaralar var.tekrar kucağıma alıyorum ve yine suya atlıyorlar.hava biraz kararmaya başlamıştı rüyamda.ama balıkların uzun ve beyazlıkları,yaralı olmaları dikkatimi çekmişti.acımıştım,üzülmüştüm,aynı zamanda anlam verememiştim.
bu gün cenaze törenini canlı veren kanallardan izledim ve yüreğim burkuldu,içim acıdı.gözlerim dolu izledim.ailesini düşündüm hep.ne kadar acı,Allah bol bol sabır versin.olayı duyduğum andan itibaren dua ettim,hayırlısıyla,sağ-salim bulunsunlar diye,herkes gibi,bende bir mucize bekledim hep.hatta Tuna ile birliktede dua ettik,çocukların duası kabul olur diye.ama ecelin çaresi yok ki.köylülerle konuşulduğunda,olaydan sonra o sis tabakasının kalktığını falan anlattıklarında,onlarında dediği gibi,sanki dağlar vermek istemiyordu diye düşünmeden edemiyor insan.olayın iç yüzünü bilemiyoruz tabi ama insanın aklına böylesi manevi şeylerde geliyor.
dikkatimi çeken bir başka şey,bir çok kişiden duyduğum ve sadece benim öyle hissettiğimi zannettiğim"sanki 1.dereceden bir akrabamı kaybetmiş gibi üzüldüm"sözleri oldu.gerçekten milletçe çok üzüldük.olay çok acıydı birkere ve ölüm şekli.bu günki kalabalığı görünce,ne kadar çok sevildiğini anladım.bir çok yerden akın akın gelmişti insanlar son yolculuk için.Ankara'nın yolları dolu doluymuş bu gün taksi şöförünün söylediğine göre.
Allah hepimize dürüstlükten ayrılmadan,ahlaklı,namuslu insan olarak ölümler nasib etsin.
ruhun şad olsun,mekanın cennet olsun dürüst insan.
Allah ailesine bol sabır,kalanlara hayırlı-sağlıklı ömür versin...

ORDAN-BURDAN,ORTAYA KARIŞIKTA DİYEBİLİRİZ;))


yine Tuna'dan incilerle başlıyorum bloğumuza...



*geçenlerde sabah kalktığında"anne,biliyomusun,sabah olunca gözlerim rahatlıyo"dedi,hem hoşuma gitti,hem de aceba gözünde bir problemmi var,yoksa her zamanki incilerindenmi diye düşündüm..



*arkadaşı yusuf'un(http://yusufergun2006.blogspot.com/) montuyla,Tuna'nın montu aynı.bir kaç hafta önce Filiz'lere(http://oglumunilkyilari.blogspot.com/) gittiğimizde,dönerken yan yana geldiler Yusufla.Tuna yusuf'a dokundu,sonra bize baktı ve"kendim sandımda,ondan dokundum"dedi:)))


*oyuncaklarını gurupluyorum,aradığı(mız) çabuk bulunsun diye.çünkü bazen bulamadıkmı,kıyamet kopuyor.bazen babamız,bazende gelen misafirler giderken topladığında,karışabiliyor guruplar;)odasına girdiğimde,arabaların hepsini dökmüş,görmezden geldim.az sonra yanıma gelip"anne,her şeyi dağıtınca,herşeyi görebiliyorum"dedi:)arabalarının içine tabanca karışmış,onları döküncede tabancayı bulmuş kerata:))


*buzdolabında yer kalmadığı için iki maden suyunu balkona koymuştum,babamızda,pencerenin önüne çıkartmış,bizimki maden suyu delisi:)onları gördüya,illa içecek.o zaman havalar çok soğuktu tabi."anne,o sodalar üşüyodur dışarda,Tuna abim bizi içsin diyolar"dedi:)))sesini sevimlileştirerek"_hadi gel"diyor maden suyuna,o da güya"_gelemiyom"diyormuş;))bana dönüp"gelemiyom diyolar anne"dedi:)))çok sevimliydi o seslendirmeleri yaparken:)))


*çok koşuyor ve terliyor kerata,hele eve arkadaşları geldimi,tutabilene aşk olsun.bende birisine bahsederken,"kudurdular dün yine"diyorum;)yanıma yaklaştı,yine bilmiş bilmiş tavırla"anne,kaçmak demek kudurmak demek demiiii?"dedi:))))


*arabalar cd sindeki yeşil araba,kötü karakter,izleyen(çoğunlukla mecburen)anneler bilir;)hep arabaları ittirip,kaza yaptırıyor.2 yaş sendromundayızya,bazen coştuğu dönemlerde yeşil araba oluyor Tuna ve önüne geleni ittiriyor,hırçınlaşıyor,kral olmasını ve ya şimşek mc queen olmasını teklif ediyorum ama asla kabul etmiyor kerata;)elindeki yeşil arabayla yanıma gelip"anne,yeşil araba dediki,annen sana çikolata versin":)))çünkü her gün 1 küçük dilim çikolata hakkı var ve o günki hakkını kullanmıştı:))


*hasta olduğu dönem(bu defa çok fazla akıntısı oldu)burnu aktığında yanımda bitiyor ve çoğunlukla koşa koşa geliyor ve"anneeeee,sümüüüük"diye telaşlanıyor.o kadar çok sildimki,bıktım artık bu hastalığında.dediğini duymadım,"sabah beri diyorum,sen anlamıyosun,sümük akıyooo"dedi:)))


*Tuna'dan hastalık bana geçti ve o sabah çok bitkin olduğum için biraz daha yatmak istedim.Tuna'nın üstünü değiştirip,durumumu anlattım ve biraz arabalarıyla oynamasını,biraz sonra kalkıp kahvaltı hazırlayacağımı söyledim.belki 4-5 kere farklı bahanelerle yanıma geldi,istersen yat...en son bahane"anneee,kulağın 9 a benziyooo"dedi ve ben gülmekten kakmak zorunda kaldım:)))kendisi tersimde durduğu için,kulak memesi yukarda kaldı tabi,9 a benzetmiş,güzel bir benzetmeydi aslında;)


*her sabah üstünü değiştirmek zorunda kalıyorum,çünkü çişi bezi bile geçip,pijamalarını ıslatıyor.hem yatarken,hem sabaha karşı süt içiyor.o sabaha karşı sütünü içerken,ben bezini değiştiriyorum,ona rağmen yinede çoğunlukla ıslanıyor."gel bakalım,yine pipi çiş yapmış,üstün ıslanmış,değiştirelim üstünü"dedim.beyefendi zeytin yağ gibi üste çıktı"sen çok sinirlenince çok yapıyo,az sinirlenince az yapıyo"gülermisin,ağlarmısın.halbuki,altını ıslattığı için hiç kızmadım,çünkü gece farkında olmuyor,genel sinirlenmeden bahsetmiş olsa gerek;)



binada günümüz oluyor ve 2 kişi pasta yapıp götürüyoruz.ev sahibide,salata ve yine 1-2 çeşit pasta-börek yapıyor.gelde kilo alma işte;)sıra bendeydi ve sevgili blog arkadaşım hülya(http://buramburam.blogspot.com/) nın sürpriz kurabiyelerini yaptım.çok güzel oldu,tavsiye ederim.yiyen herkesin çok hoşuna gitti.görüntüsünün dışında,içinin lezzetide ayrı güzel.

yağan en son kar,bahçemizde çok güzel bir görüntü oluşturmuştu,Tuna ile pencereyi açıp,elimizi uzatarak karları yakalamaya çalıştık;)gökyüzü o kadar güzel görünüyorduki,milyonlarca noktacık,bize doğru iniyordu.bahçedeki yeşilliklerin üzerine inen karlar,adeta kar kristalleri gibi görünüyordu.fotolarda çok net görünmüyor bazı şeyler,ama görüntü çok güzeldi gerçekten..nerden geldiğini bilmiyorum ama,bahçemizdeki bir kaldırım taşı,Tuna'nın çok ilgisi çekti ve her gün pencereden bahçeye bakıp,taşın orda durup-durmadığını kontrol ediyor:)bahçeye indiğindeyse,mutlaka o taşı eline alıp inceliyor:)ortada görünende,o taş..


belki bu taraftakiler daha net çıkar demiştim ama aynı çıkmış görüntüsü..

Hümeyra ve Filiz,kısa bir alış-veriş macerasından sonra Keçiören'e yakın bir yerde olduklarını,müsait olup-olmadığımızı sordular ve bize geldiler.Tuna arkadaşı Enes ile çok eğlendi,bisikletini birlikte sürdüler;)şimşek mcqueen hayranı olduğunu bildikleri içinde,arkada görünen çadırı almışlar:)tekrar teşekkürler arkadaşlar..

bu sefer,şöför değişti;)

:))))arabalarla oynarken,kendinden geçiyor.yaptığı efektler çok güzel:)

şekilden şekile giriyor araba oynatacağım diye:)hele birde kafayı yere koyup,araba konuşturması var ki,görülmeye değer;)Suzan teyzemiz o yüzden"yer böcüü"koydu adını:))

işte bu da,meşhur"52"miz.youtube da mcqueen'in yabancısını[bu günlerde yabancı dile merak saldı bizim oğlan;)artık türkçesini o kadar çok izledi ki,resmen replikleri ezberledi,o yüzden herhalde sıkılıyorki,yabancısını açalım anne diyor;))]izlerken,ordaki çocukların arabalar cd sindeki arabalardan oluşan koleksiyonlarını görüp"bunlardan benim yok ki"diye kendini acındırınca,bende hemen evde bulunan malzemelerden,dergideki fotosuna bakarak çok istediği bu arabayı yaptım,ama o kadar aceleciki,resmen elim-ayağıma dolaştı yaparken,kaç dakikada yaptığımı hatırlamıyorum ama çok çabuk yapmak zorunda kaldım;)

bu da "52"mizin başka bir açıdan görüntüsü;)şu sıralar kaza yapmış,o yüzden tekerleklerinin 3 tanesi çıkmış durumda:)
Batuhan abisinin doğum günü pastasını yapmak için,un çıkarttım tezgaha.bana yardım etme teklifinde bulununca,"olur"demek gafletinde bulundum;))içerden bir şey almaya gitmiştim,kaç saniye sürdü dönmem bilmiyorum ama döndüğümde,bu halde buldum...ölçülü un-nişasta karışımına ellerini sokup,keçi ile kurt hikayesindeki kurt olmuş:))

:))hamuru fırın kabına boşaltana kadar,ciğerci kedileri gibi bekliyor kerata:)ama mutlu sona ulaşıyor...


3 Mart 2009 Salı

TUNA ARTIK 3 YAŞINDA KOCA DELİKANLI;) VE BİRAZ NOSTALJİ

Tuna artık büyüdü ve 2 martta 3 yaşını doldurdu.koşturmalı ama güzel bir kutlama yaptık.ikramları biraz abartmışım,bu sene coştum herhalde;)bu arada bana her zamanki gibi büyük desteğini esirgemeyen sağ kolum;)Salişciğime tekrar çooook teşekkür ediyorum.işte fotolar.


bu sene biraz daha büyük olduğu için,biraz resmi olsun istedim kıyafetinin.aslında bu kadarda resmi istememiştim,gömlek,papyon ve lacivert pantolondu istediğim ama maalesef takım olarak satıyorlarmış,fazla gezmeyede vaktim olmadığı için mecburen aldım.ama ne almak,giymem diye tutturdu dükkanda,ne vaadler,ne şantajlar;)hiç biride sökmedi.epey uğraştıktan sonra,bir banyo tasına tav oldu bizimki:)))mağazada bebekler için banyo tası gördüm,onunla banyo yaptırıyım seni deyince hemen"tamam"dedi,keşke önce görseymişim:))

kendisi,gri bir takım beğendi,aslında güzeldide fakat,maalesef 4 yaş için yoktu,beğendiği takımda,Tarkan'ın klibinde giydiği modelmiş:))şimdiden tarz yapıyor yani;)
bu fotoları,babaannemiz doğum gününe gelemiyeceğinden,İstanbul'a göndermek için çekmiştim,ceketini doğum gününde de giymeyince,bunlardan bari ekleyim dedim;)
bacak bacak üstüne atmaya çalışıyor:)))

bu,masamızdan bir görüntü..

burasıda masanın diğer kısmı;)öndeki biber sarma,arkadakiler uğur böceklerimiz..

ve işte,Tuna için yaptığım şimşek mc queen pasta.istediğim gibi olmadı,çok muntazam değildi,sabahın 07:30 una kadar uğraştım ama Tuna çok beğendi,önemli olanda oydu zaten:)

bunlar külah pastalarım,nam-ı diğer,şair buklesi;))önce hamur açılıp ince şeritler kesilip,hazırlanan kağıt külahların etrafına sarılıp pişirildikten sonra kalıplardan çıkartılıp,soğuyunca içine krema dolduruluyor,tuzlu istenirse,içi peynirlide yapılabiliyor..

bunlar peynirli kuğularım.ilk kez denedim.tarifini,"http://meleginmarifetleri.blogspot.com/"da görmüştüm ve bir gün denerim diye tariflerime eklemiştim.

bunlar kanapelerimiz,sosyete çemenli kanapeler;)


bunlarda,renkli patates ve mercimek toplarımız.. arkadakilerde,renkli makarna salatalarımız..


gülen kurabiyelerimiz.bu sefer tuzlu yaptım,aslında tatlı oluyor bu kurabiyeler ama baktımki tatlı pastalar ağırlıkta,bu sefer tuzlu yapmaya karar verdim ve oldu;)aslında tarifi,simit tarifi,yıllar önce ipek'ten almıştım o simitin tarifini,ipekcim,birde böyle dene,çocukların çok hoşuna gidiyor.


sabırsızlıkla,pastasının başını bekleyen Tuna:))

"çaktırmadan,bir parmaklayalıııım";)))canım benim,pastayı ilk gösterdiğimde çok hoşuna gitti ve akşama kadar gidip-gelip dolabı açıp açıp baktı."oğlum,açıp durma dolabı,bozulacak"dedim ve "ama anneee,hevesleniyorum mc queen'eeee"dedi:))))çok hoşuma gitti"hevesleniyorum"demesi..

çocukcağız,herkesin toplanmasını beklerken,sıkıntıdan patladı,uykusu geldi erken yatmayan çocuğun:))

arkadaşı,kankisi Sueda'nın getirdiği hediyeyi açamayınca canı sıkıldı,bana uzatıyor açmam için:)


kokoş kızımız İnci Dila;)kuaförden geldi,makyajını yaptı ve poz verdi:))


gecede iki güzel:)


veeee,işte pastamızın mumunu üfleyip keseceğiz sonunda..

pastayı kestirmeyecek ve kimseye yedirmeyecek diye korkmuştuk ama Allahtan,ikna olduda kesebildik doğum günü pastamızı:)


İnci Dila maytapların kokusundan rahatsız olup kaçtı masanın yanından,bizde üçümüz çekildik foto,Sueda,Tuna ve ben.yalnız ben burda kelebek gibi olmuşum kafamın tam üstündeki kelebekten dolayı:))))


işte miniklerin masası;)kim bilir burda neye itiraz ediyordu benim kerata:)


ve hediye kısmına geçtiiiik,bunda İnci Dila Tuna'ya aldığı şimşek mc queen baskılı kalemlik seti ve defterini verirken çekilmiş sanırım,ben o sıra mutfaktaydım.gecenin favori hediyeside oydu zaten,onu aldıktan sonra diğerlerine pek bakmadı:)

bu da,İnci Dila'nın geçenlerde bir oyuncak mağazasında görüp,her sabah uyanır uyanmaz annesine"anne,çabuk para biriktirip,o kül kedisini alalım,bu gün alırmısııın"diye sorup,annesininde,Tuna ya gelen hediyeler verilirken mahsun kalmasın diye düşünüp,o gün aldığımız kül kedisi ve kabak arabası,ne mutlu kerata,gözlerinin içi gülüyor:)



bu sabah,aldığımız ilk hediye,kapımıza asılan bir paketti ve komşum,arkadaşım,dostum Nergiz'in hediyesiydi,düşünceli ve ince arkadaşım,tekrar teşekkürler,Tuna'ya çok güzel,yeşil bir kazak almış.ikinci hediyemiz kargoyla geldi,canım arkadaşım,incelik abidesi İpek'ten" http://karakuzum.blogspot.com/geliyordu.heyecanla açtık ve çok güzel ve çok çok özel bir kitaptı...


ilk sayfada Tuna'nın fotoğraflarını görünce,hem Tuna,hem ben heyecanlandık,çok hoşumuza gitti,yaw nerden aklına gelir böyle orjinal hediyeler ipekim yaw:)


kısaca özetlemek gerekirse;o gün Tuna'nın yaş günüdür ve okula giderken akşamki partiyi düşünür,yolda teknoloji malzemeleri satan bir mağazanın vitrinine bakarken,okuldaki etkinlik için terzi kostümleri bitirmişmiydi aceba diye düşünür ve okula geç kaldığını farkeder,sınıfa girince sıralarda hayvanların oturduğunu görür,şaşırır ve tüm hayvanlar sırayla insanlardan şikayetlerini bildirir,Tuna bahsedilen şikayetlerden hiç birini yapmadığını söyler,sonunda hepsi kostümlerini çıkartarak"sürpriiiiz"diye bağırırlar,bunlar,arkadaşları İnci Dila,Sueda,Mustafa Enes,Yusuf ve Asude'dir.kitabın son sayfasında da,İpekiciğimin güzel dilekleri ve yine Tuna'nın bir fotoğrafı vardı.gerçekten çok özel ve harika bir hediyeydi İpekciğim,tekrar çok teşekkürler canım,onu hep saklayacağız,ilerde Tuna'ya çok güzel bir hatıra olacak inş.


bu,kurbanlık koçumuz;))))bizimkiler,illa ne istiyorsa onu alalım deyince,bir bisiklete ihtiyacının olduğu aklıma geldi ve Özgür dayısıyla gidip bisikletçiler çarşısından bu bisikleti aldık.tekrar teşekkürler teyzeme,anneme,Suzan-İlker'e,Saliha'ya,Zülüş'e ve Özgür'e...


bunlarda,gelen diğer hediyelerimiz,herkese tekrar teşekkür ediyoruz...



birazda nostalji yaşayalım,diğer 2 yaş gününden biraz foto ekleyim.

:))ne kadar küçükmüüüş.bu,Tuna'nın ilk doğum gününe 11-12 gün kala çekilmiş bir fotosu,saçları daha hiç kesilmemiş,canım benim,ne kadar masum görünüyor..

ve,ilk doğum gününde,ilk pastasının mumunu üflemeden hemen önce..


bu da ilk doğum günü pastası Tuna'nın..

bunlarda,Tuna'nın 2.yaş gününde çekilen fotolar.aman Allahım,ne agrasifti o gün Tuna,"iyiki dooooğduuuun Tuuuunaaaa"diyorduk ki,ağlamaya başladı"demeyiiiin,susuuuun"diye,2 yaş sendromu denilen o zıkkım yeni başlamıştı o zamanlar..

doğum günü masasına oturmuş:))

o sıralar,kitap-defter ilgi alanı olduğu için,defter şeklinde yaptırmıştık pastamızı.


bunlar,tatlı gülen kurabiyelerimiz..


bu,şeftali kurabiyelerimiz,en çok beğenilenlerden biriydi.


bunlarda beğenilmişti,sosisli lolipoplar..

burdada mumunu üflerken..ne çabuk geçiyor zaman,insan inanamıyor.Allah tüm çocuklara sağlıklı bir ömür versin..