22 Şubat 2009 Pazar

TİYATRO,ARMADA,KALP,ANTARES VE BİR AYAKKABI HİKAYESİ;)

Tuna gün geçtikçe daha bilinçleniyor,daha bir öğrenme çabasında.bu gün kek yapacağımı söyledim"neden?"diye sordu,bende"babanın canı istemiş,hem sende seviyorsunya"dedim."can nasıl bişe?"diye sorunca,bir an kalakaldım;)sonra kafamı toparlayıp,cevap verdim.çocuklar büyüdükçe,soru şekilleri ve ilgileride değişiyor tabi,her şeye hazırlıklı olmak lazım..

geçen sabah kalktığında"bi başım ağrıyo,salona gidelim,üçlü koltuğa yatıyım,sende bana yumurcağı aç"dedi:)bazen aceba gerçekten ağrıyormu ki?diye düşünüyorum böyle şeyler söylediğinde.gün içinde bir kaç kez sordum,"hala geçmedi"dedi?

bu günlerde bazı şeylerin ismini yanlış söylüyor,bazısına dili dönmüyor,bazısını söylerkende şaşırıyor:)mesela vana yerine"nava"diyor:))))tuvaletteki vananın ne işe yaradığını sormuştu,aklına geldikçe gündeme getiriyor ama şaşırıp çoğu kez"nava"diyor:))) rakip kelimesine de dili dönmüyor,onun yerine"rapik"diyor:))))"anneeee,kralla yeşil,mcqueen'in rapiki,biliyormusun" dedi,ilk söylediğinde anlamadım ve ne demek istediğini düşündüm,o zaman çok sinirlendi ve ağlamaklı bir ses tonuyla bir kaç kez tekrarladı,en sonunda anladım,meğer çocuk rakip demek isiyormuş:)))




bu gün Tuna ve İnci Dila'yı tiyatroya götürdük.sağ olsun İlker eniştemiz bizi bıraktı ve aldı.

tiyatro oyununun ismi"keloğlan,veziroğlan" dı.başlarda beğenerek izledilersede,sonlara doğru bütün çocuklar sıkılmaya başladı.hemen hemen aynı yaş gurubu olduğu için,ilgi sürelerini aşmıştı sanırım;)bu sefer oyuncularla foto çekinmek istedi bizimkiler ama keloğlan bizden sonraki oyuna yetişmek durumunda olduğu için,erken ayrıldı.bende sahneyi bari çekiyim dedim;)

oyuncularla çekemedik ama reklam panosunun önünde bir poz aldık;)

oyun çıkışı,Armada alış-veriş merkezine uğrayıp,Tuna'nın doğum günü için oyuncak bakalım dedik.şimşek mcqueen'in jetonlu oyuncağını görünce,elimi bıraktı,fırlayıp alış-veriş merkezindeki oyuncakçıya daldı kerata:)inci Dila'da,hemen yanındakine bindi,ne kadar mutlu görünüyor yumurcak:)

aceba ne okuyor bu entel çocuuuuk;)ne olacak,tabiki şimşek mcqueen kitabı:))olsun,okusunda,okumayı sevsinde,ne bulursa okusun oğluşum.. bu arada,çok karanlık çıkmış foto.

çok net görünmüyor gerçi ama oğlum salonumuzun halısına çok güzel bir kalp çizdi,"anneeeee,baaak,kalp çizdiiiim"diyede sevincini benimle paylaştı:)

çocuklar hasta olduğunda iştahlarıda gidiyor maalesef:(yumurta türü yiyecekler kahvaltıda ağır gelebilir diye,Tuna'ya patates haşladım,cazip hale getirmek içinde,sevdiği figürlerden kesip haşladım;)

geçen çarşamba,Tuna'yı ne zamandır götüremediğim ve en sevdiği yerlerden biri olan Antares alış-veriş merkezine götürdüm.Zülüş teyzemiz ve iş yeri çok yakın olan Esen teyzemiz de geldi.giderken pazarlık başladı"ama benim elimden sen tut orda tamammı?":))"oğlum,Zülüş seni çok özlemiş,bir elindende o tutsun,olurmu?"dedim,biraz düşündükten sonra"olur"dedi."ama Esen teyzende gelecek,o seni çok seviyor,birazda ona tuttururmusun?"diye sorduğumdaysa,hayır diyemedi direk ve"ama benim iki elim vaaaaar"dedi:))))
kuzucuğum anlaşmaya uydu ve bizi hiç üzmedi orda maşaAllah.şekilde görüldüğü üzere,her ikisininde elinden tuttu;)))

Esen teyzemizin kızı Berfin'e doğum günü hediyesi beğeniyorduk,Tuna yine kendini yerlere attı:))ne zevk alıyor bilmem ama çok rahat görünüyor doğrusu;))az sonra gireceğimiz oyun alanından çıktığında ayağında bu ayakkabılar yerine,başka ayakkabılar vardı.hemen farkedip,alana tekrar döndük.ordaki ayakkabıların hepsini gösterdiler,hiç biriside bizimki değildi,Tuna'dan önce çıkan bir çocuğa giydirip göndermişler demekki.oynatan ablası"ama ayakkabın bu mu?diye sordum,evet demişti?"dedi.çocuk ne bilsin?Allahtan giydirdikleri ayakkabıda 27 no.idi,hemde kahverengi.neyseki yeni ayakkabımızda kaliteliydide,fazla dağıtmadık ortamı;))))işin şakası bir yana,ilgisizlik canımızı sıktı,madem ayakkabıları içeri alıyorsunuz,çocukların sırtlarına isimlerini yapıştıracağınıza,ayakkabılarına yapıştırsanıza be kardeşim.cep no.bıraktım ama hala arayan yok,demekki,alanlarda memnun kalmış;)

aldığımız 10 jetondan birisi artınca,bizde oğlumla karşılıklı oyun oynadık:)

o kaydıraklardan kayarken he heyecanlandı kerata,her rengi defalarca denedi,ne fark varsa?çocukluk işte;))

çok belli olmuyor ama,yeni ayakkabılarımızda bunlar.bizimki bot tipiydi,biraz daha boğazlı ve daha ağırdı,eh,nede olsa önümüz yaz,biz kardayız deyip kendimizi avutuyoruz;))))
Antares'ten çıkışta Zülüşlere gittik,gelmesini dört gözle beklediği Özgürle,araba çarpıştırdılar,oyunlar oynayıp kahkalar attılar:)ev biraz soğuk olduğu için,montunu ve patiğini hiç çıratmadık;)
İnci Dila kreşe gittiği için çok sık hastalanıyor doğal olarak.ama hastalığı sürekli tekrarlayınca,dr.1 ay dinlensin,kreşe göndermeyin demiş.anneannemizdeydi geçen hafta.fakat,perşembe günü annesini isteyip ağlayınca,anneannemiz biraz zor durumda kalmış,o da hastaydı çünkü geçen hafta.bende bize gelmesini teklif ettim Dila'ya,seve seve kabul etti,hem Tuna'yla oynarlar,ikiside sıkılmaz dedim.gidip aldım,ilk saatlerde çok neşeli ve samimiyken,akşamadoğru biraz bozuştular.Dila gelmeden önce iyi geçinmeleri konusunda Tuna'yı tembihlemiş ve"yazık oğlum,annesi yanında yok ve hasta sakın kavga etmeyin,güzel güzel oynayın olurmu?"demiştim,canım benim,çok etkilenmiş,Dila bir şey dediğinde hemen ağlayarak yanıma geldi,başka zaman olsa,o da karşı koyar,hakkını savunurdu.ertesi gün"demi anne,Dila şükran teyze,Tuna oyuncaklarını vermiyo bana demişti,yazıııık"dedi,bende o zaman"Tuna,nasıl anlaşmıştık?"diye uyarmıştım,ertesi gün söylediği o sözden anladım etkilendiğini;)Dila'da,minik kediler gibi gelip kucağıma siniyor,ilgi bekliyordu,artık ikisinide aldım kucağıma Tuna'da kıskanmasın diye.burda iyi anlaştıkları bir saatte,ikisininde sevdiği Arthur'u seyrediyorlar;)
burdada sünnetlik Dila:)))Tuna'nın dolabında sünnet kıyafetini görünce,giymek istedi;)Tuna şimşek mcqueen seyrederken,onu yalnız bırakmadı ve gitarı,sünnet kıyafetiyle Tuna'ya eşlik etti:)))

aslında iki tane çok güzel videomuz var ama, geçenlerde bizim p.c. format atıldı ve sanırım bazı ayarların tekrar yapılması gerekiyor,iki gündür uğraşıyorum,ekleyemedim videoları,artık Özgür'ün ellerinden öper;)))


11 Şubat 2009 Çarşamba

KIYAFET GİYME ÇALIŞMALARI,GÖZ DİNLENDİRME,ARABALAR VE TUNA HASTAYDI..

eveeet,maalesef yine sık aralıkla yazamadım:(son zamanlarda misafirlerimiz çoktu,Tuna'nın hastalığı,derken yine uzun sürdü bloğumuzla hasbihalimiz;)bu en son virüs çok kötü bir virüs,yüksek ateş ve kusma ile başlıyor,ardından boğaz enfeksiyonu,burun akıntısı ve öksürükle devam ediyor.Tuna'nın ateşi şimdiye kadar hiç 40 derece olmamıştı,2 şubat gecesi,su istedi,o saatlerde genellikle süt içmek için uyanır,"sütte getiriyimmi?"sorumun cevabı"evet"oldu.sütten iki yudum almasıyla,fışkırtır şekilde kusması bir oldu:(kucağıma aldığımda ateşler içinde yanıyordu,hemen üstünü soyup,biraz çıplak kalmasını sağladım,duş teklifimi ısrarla reddetti,ateşi 40 dereceydi ama baygın halde olmadığından,çok telaşlanmadım,neşesi yerindeydi,yaptığım bir kaç espiriye güldü kuzucuğum,içim rahatladı o zaman.sabah hala düşmemişti ateşi,39,5 tu,hemen dr.umuzla irtibata geçtim ve "ateşliyse,hemen görüyüm "dedi,çok şükür viral enfeksiyonmuş,babamız hastaydı,ondan almış olma ihtimali büyükmüş. antibiyotik kullanmadık şükür.ama ateşi tam 5 gün sürdü,ilaçları öğlen bırakıyoruz,akşam üstü tekrar 39,5 oluyor,çok inatçı bir ateşti,şükürler olsun ki atlattık,maalesef birbirine hastalık geçirmesinler diye görüşmememize rağmen,şu sıralarda,İnci Dila aynı şekilde hasta,iyice süzüldü kuzucuklar,iştah falan kalmadı tabi:(ve aynı şekilde hasta olduğunu duyduğumuz arkadaşların çocukları var,diyorumya,çok kötü bir virüs var,yağışın çok az olmasındanmı kaynaklanıyor bilmiyorum ama inşallah çabuk kaybolur,çocuklar hasta olmaz...

***şu sıralar Tuna'nın en sevdiği oyun,seyrettiği cd ve tv. proğramlarındaki karakterlerden birisi kendisi,biriside ben oluyoruz ve sürekli seslendirme yapıyoruz,bir nevi evcilik sayılır;)sık sık karakterlerimiz değişiyor tabi..
***geçenlerde Saliş teyzesine,gördüğü bir rüyayı anlatmış,sonra banada anlattı,ilk defa bu kadar ayrıntılı bir rüya anlattığı için hoşumuza gitti.rüya şöyle,hayır olsun;) :Tuna yatakta yatarken,ben mutfağa yemek yapmaya gitmişim,sonra"tısssss"diye bir ses gelmiş,Tuna yataktan kalkıp bakmışki,yağmur yağıyormuş,salona bir girmiş,yağmur evimize,salonumuza yağıyormuş;))
***artık o kadar çok araba oynuyoruz ve konuşturuyoruz ki,walla bıktım artık;))içim dışım araba oldu.geçen tüm sevimliliğini takınmış,yanıma geldi"ne demezsin he?araba oynatalımmı?":)))hayır demek mümkünmü?
***maalesef artık öğlen uykusu hiç yok aylardır.fakat öğlen uyumayan çocuk,akşam bari erken uyur,bizde o da yok:(mümkün olduğunca erken yatırmaya çalışıyorum ama bazen başaramıyoruz,yine böyle bir çabamda,uğraşlarım olumsuz sonuçlanınca,kızdım,sonrada özür diledi ve barıştık;)ben öpünce"öptüğünü silmiycem,silermiyim hiç"dedi:)))ve uyumamak için,yeni yemek yediği halde,süt istedi,bende vermek istemedim tabi uykusu dağılmasın diye,nasıl olsa sabaha karşı süt istiyor diye,oyununa gelmediğimi anlayan uyanık,duygu sömürüsü yapmaya başladı"niye bana süt vermek istemiyosuuuun?":)))
***yemek yedirirken,çoğunlukla oyunla yediriyorum tabi,geçen gün pirinç pilavı yediriyordum,kaşıktaki pilavları ağzına götürürken"heyecanlasınlar bunlar kendini"dedi,ağzı,yazın bayıla bayıla gittiği,oyun yeri Tigem miş;))bu durumda pirinçlerde kendisi oluyor tabi,canım benim,çok özlemiş orayı..
***hastalandığında dr.amcasına gittiğimizde,şeker vermişti dr.amcası her zamanki gibi,bende teşekkür etmesini isteyince,etti kibar oğlum;)dr.amcasıda"ne kadar kibar bir çocuk bu böyle"dediğinde,çok hoşuna gitmiş olmalı ki,eve gelip üstümüzü değiştirirken,bacaklarıma sarıldı"benim gibi kibar kibar olmuşsun sende"dedi:)))beklemediğim bir cümle olduğu için çok hoşuma gitti,ne demek istediğini anlamdım ama hoşuma gitti yinede.sonrada"ayyy,çorapmış bunlar"dedi;))bizim kibarlık kalmadı tabi..
***tam soru zamanı olduğu için,sorduğu sorulara ne kadar mantıklı cevaplar versekte"nedeeeen?"diye yine soruyor.işimin çok olduğu bir gün,yine sorular sordu ve sabırla cevaplamaya çalıştım,mantıklı verdiğim cevaplar karşısında tekrar"nedeeen?"sorusu gelince,bende onun taktiğini uygulayıp,kısaca"işte"dedim,aldığım cevap hem çok sevimli,hemde benim ona söylediğim şekildeydi"işteni severim senin":)))))



artık koca delikanlı oldu oğluşum maşaAllah;)onun içinde,kıyafetlerini kendisi giymeli,giyeceği kıyafetleri sırayla yere koyup,nasıl giyeceğini anlattım ilk giymeye başladığında,"en son çoraplarını giyip,gel beni öp"diyorum,o zaman zevkle yapıyor kerata;)))altlarda sorunumuz yok artık ama henüz üst kıyafetlerini(montu hariç) kendi giyerken yardım gerekiyor;)

yatağımızı değiştirmenin zamanı geldide geçiyordu bile.yatak almaya girdik,Tuna'ya mcqueen'li uyku seti alıp çıktık:))yatağıda aldık tabi ama Tuna'nın da,benimde daha hoşumuza giden,uyku seti oldu;)
eve getirip,yorganını yere serdiğimde,sevincinden,üstünde yuvarlandı durdu miniğim;)

esra'nın( http://annevebebisi.blogspot.com/) bloğunda, M.K.'nın bal ve zeytin yemesi çok hoşuma gitmişti,Tuna'da zaman zaman kendisi yiyor yemeklerini ve bal yemeyi çok seviyor,o gün kahvaltısını kendisi yapsın istedim:)yanıbaşında arabaları,bir taraftan da krepine bal sürüp yiyor:)) canım benim,o kadar hastaydıki,elini kaldırmaya mecali yoktu:( birkere de,ateşini kendisi ölçmek istedi..
:)gözünün,burnunun akmasına,yüksek ateşine ve halsizliğine rağmen yinede gülümsemeyi başarabiliyordu maşaAllah minik kuzum..

baktım ateşli,ılık bir banyodan sonra,atlet ve boxser giydirip vücut ısısını düşürmeye çalıştım..

boxser'ıyla çok tatlı görünüyordu;))

ateşi banyodan sonra bile düşmeyince,soğuk su koyduğum leğeni,altına naylon serip,salona koydum,istediği arabalarınıda getirip,içinde oynayabileceğini söyledim,çok sevindi:) alnına ıslak havlu koydurmayınca,çareyi,şapkasının içine ayıcık şekilli,minik buz kalıplarını koyarak,giydirmekte buldum;))
ben kıyafetini ütülerken,yanıma gelip,kanepeye uzandı."uykunmu geldi oğlum?"dediğimde,bezgin ve kısık bir ses tonuyla"yok,gözlerimi dinlendiriyorum"dedi:))) arkasındanda ekledi"sen öyle diyosunyaaa":))))yanında uyuyan insan görmeye hiç tahammülü yok keratanın,çok yorgun ve uykulu olduğumda"uyuyomusuuuun,uyumaaaa"dediğinde"yok oğlum,uyumuyorum,gözlerimi dinlendiriyorum" diyorum,sözler aynen iade;))
silahlar ve kılıçlardan sonra, araba dönemimize girdik;)evin her odasında park halinde arabalar görmek mümkün.bu gün çok güzel park ettiği bu arabaları görünce,fotolarını çekmeden edemedim.
en çok sinirlendiği olay,arabalarını bıraktığı yerden kımıldatılması,hele geçerken görmeden ayağınızla çarpmışsanız ve ya çarparız diye kenara ittirmişseniz,vay halinize,o çığlığı duymak boynunuzun borcudur artık;))

leğende arabalarını oynatıp,yıkarken,ateşi düşsün diye şapkasıyla birlikte kafasına koyduğum ayıcık şekilli buzlarla oynamaya başladık.içlerinden birini anne seçip,bana verdi,onu ben seslendirdim;)))

:)))"arkadaşım,seni ittiriyorum"ayıcıklar birbirini ittirirken izin alıp ittiriyor.bu arada,söylemesine kızdığımız"gerezekalı;),iyyyreeenç,piiiis ve piskopaaat"kelimelerini,oyun oynarken,seslendirmelerde rahat rahat kullanıyor kerata..

19 Ocak 2009 Pazartesi

İKİ FAALİYET,HASTABAKICI TUNA,İKİ TARİF VE MOLFİX REKLAMLARI..

Eskisi kadar sık vakit bulupta bloğa bir şeyler ekleyemiyorum maalesef.yine fotoğraf makinasında birikmiş foto ve videolar,yine uzun uzun konular,ama vakit problemim oluyor,artık Tuna büyüdükçe daha çok yoruluyorum herhalde;)artık öğlen uykuları maalesef tamamen kalktığı için,erken yatırmak istiyorum ama maalesef uyumuyor:(nerden buluyor bu kadar enerjiyi anlamıyorum.neyse,yeterki sağlıklı olsunda,idare ediyoruz uykularını artık..sonra kendi kendime kızıyorum,Gazze'deki çocuklar o korku,dehşet ve vahşet içindeyken,bizim problem ettiğimiz şeylere bak diye.bunları yapanların insan olduğuna inanmıyorum,yani olsalardı,bu vahşeti yapamazlardı diye düşünüyorum.biz sıcacık yuvalarımızda,karnımız tok,her şeyimiz varken,ordaki kardeşlerimiz,yavrularımız aç,susuz,elektiriksiz,en korkunçuda,savunmasız,silahsız ve çaresizler.biz yavrumuzun en ufak bir şeyden psikolojisi etkilenecek diye esirgerken,ordaki yavrularımızın psikolojisini düşenemiyorum bile:.((ve elimizden "bol bol"dua etmekten başka bir şey gelmiyor,ne yazık ki seyirci kalıyoruz.Allah'ım güç,kuvvet,sabır versin kardeşlerimize,o vahşeti işleyenleride kahretsin,kendi tuzaklarına düşürsün inş.
*bu gün anneannemiz bizdeydi.dedemiz bir süredir yine hasta olduğu için,çok bunalmıştı evde,değişiklik olsun,evden çıksın diye çağırdık.Tuna çok sevindi ve anneannesi gidene kadar şimardı.hareketli bir gün geçirdiğimiz için biraz yorgunum,anneannesi gittikten sonra Tuna p.c. de bir şeyler izlemek istedi ve biraz yorgun konuşuyormuşum ki"niye uykulu gibi konuşuyosun anne?"dedi,"biraz yorgunum annecim"dedim,"ama anneler yorulmaz kiiii?"dedi kerata:))))
*bu gece yatmadan önce,babamızın aldığı oyuncak diz üstü bilgisayar ile oynamak istedi Tuna.yatakta oynarken,"K harfine basın"dedi bilgisayardan gelen ses,bizimki yerini bulmakta gecikince"güle güle"diye ses geldi.Tuna'nın surat ifadesi değişti,çok gururuna dokundu yavrumun:)"anne kapat,bir daha bilgisayar almıyalım,salona götür"dedi ve kaşlar çatık,morali bozuk bir şekilde:)))hiç o kadar bozulacağını tahmin etmemiştim,hemen tekrar açtım,sorduğu harflerin yerlerini gösterdim ve başta "sen,sen bas"dedi ama onun parmağıyla birlekte bastık harflerin üstüne,bilgisayar dan gelen ses"aferin,doğru,alkıııış"deyince,biraz morali düzeldi ama eskisi kadar oynamak isteyeceğini zannetmiyorum,çünkü onunla yatmayı planlıyordu,kapattığımızda"götür anne,salona koy"dedi:)))
ve gelelim biriken foto ve videoları eklemeye...


şu zorlu kış günlerinde,zavallı kuşlar yiyecek bulmakta zorlanıyorlar.evimizde bayatlamış,nerdeyse küflenmeye yüz tutmuş ekmekleri ufalayıp,penceremizin önüne koyuyoruz,onca kuş nerden toplanıp geliyor anlamıyorum ama anında penceremizin önünü doldurup,ufacık bir ekmek parçası bile bırakmadan kayboluyorlar.hem Tuna'ya da eğlence oluyor onları seyretmek.
geçenlerde evde kaldığımız gün Tuna nın canı sıkılmasın diye,birlikte,el becerilerini geliştirmek amaçlı,iki küçük faaliyet yaptık;)acele yaptığımız için(malum,çocukların sabrı çabuk tükeniyor)çok muntazam olmadı yaptıklarımız ama,Tuna'yı biraz olsun sevindirmeye yetti.bu,tıfıl kralımın tacı;))tabi sabırsızlığından dolayı çoğunu ben yaptım ama sonuç onu sevindirdi... bu hem bir çerçeve,hemde buzdolabı süsümüz:)

gizli kamera:))))
Zülüş teyzemiz,guatr ameliyatı oldu 8 ocakta ve ertesigün bize geldi,4 gün misafirimiz oldu.kendini biraz iyi hissedincede,evine döndü.Tuna Zülüş teyzesine hasta bakıcılık yaptı,öyle güzel baktı ki,ilaçlarını ağzına verip,elleriyle su doldurup getirdi:)işte ispatı;) birlikte çok güzel vakit geçirdiler.mesela burda birlikte şimşek mcqueen seyrediyorlar:)

youtube de,şu sıralar tv reklamlarında sık çıkan ve Tuna 'nın çok sevdiği Molfix reklamlarını seyrediyordu.yanlışlıkla yabancı dildekini açmış ve aynı reklamın yabancı sözleri ona çok tuhaf gelmiş:))yanılmıyorsam Rusçaydı ve kaba konuşulduğu için doğal olarak Tuna'da "Molfix"kısmını bağırarak söylüyor:)))
bu daaa,"baş parmağım"şarkısının hem Türkçesi,hem yabancısı;)))yalnız,"başparmağım"değil,"başparmaaaayım"diyor;))

cumartesi günü günüm vardı.epeydir yapmadığım,özlediğimiz "dantelli pasta"yı yaptım.arkadaşlarda özlemiş,iyi oldu.Özlem http://bebisinyeri.blogspot.com/ ilk defa yediği için,hoşuna gitti ama "tarifi bloğunuza eklede ordan alıyım,daha kolay olur" dedi:)bende,daha çok kişinin faydalanacağını düşünüp eklemeye karar verdim;)
DANTELLİ PASTA
MALZEMELER:KEK IÇIN;4 ADET YUMURTA3 SU BARDAGI UN2 SU BARDAGI TOZ SEKERYARIM SU BARD.SIVI YAGYARIM SU BARD. SU1 PAKET KABARTMA TOZU1 PAKET VANILYAISLATMAK IÇIN;1 KG.DAN BIRAZ AZ SÜT4 TEPELEME YEMEK KASIGI KAKAOÜZERI IÇIN;BOLCA HINDISTAN CEVIZI36 TANE, ÇAY TABAKLARINA KOYULAN DANTELLI KAGITLARDAN KEKINI,NORMAL KEK YAPIYOR GIBI MALZEMELERINI KARISTIRIP,YAGLANMIS KARE BORCAMA BOŞALTARAK(2 BOY KARE BORCAM VAR,KULLANACAGIMIZ BOY,BÜYÜK KARE OLAN)FIRININIZIN KEK DERECESINDE,ÖNCEDEN ISITILMIS FIRINDA PISIRIP,IYICE SOGUMAYA BIRAKIN.DAHA SONRA,6 ENINDEN,6 BOYUNDAN OLMAK ÜZERE,TOPLAM 36 KÜÇÜK KARE KESIN.BUNLARIN HER BIRINI,KARISTIRDIGINIZ,TOPAKLIKLAR KALMAYAN SÜT VE KAKAO KARISIMINA(DERIN BIR KABDA YAPARSANIZ DAHA RAHAT EDERSINIZ)IÇINDE BEKLETMEDEN HEMEN DALDIRIP ÇIKARTIN VE KARISIMA HER TARAFININ BULANMIS OLMASINA DIKKAT EDIN.KARISIMA BULANAN HER KAREYI,BOL HINDISTAN CEVIZINDE YUVARLAYIP,HER TARAFINI HINDISTAN CEVIZIYLE KAPLANMASINI SAGLAYIN.BIR GECE ÖNCEDEN YAPILIRSA,IÇINI ÇEKER VE DAHA GÜZEL OLUR.ERTESI GÜN, DANTELLI KAGITLARA HER BIRINI AYRI AYRI KOYARAK SERVIS YAPIN.BEGENECEGINIZI UMUYORUM,AFIYET OLSUN.HEM KEK GIBI,HEM YAS PASTA GIBI VE GÖRÜNÜMÜDE ÇOK HOS OLUYOR. AFIYET OLSUN...
bu da,incirli tatlı.foto net çıkmadı ama çok hafif bir o kadarda lezzetli oluyor,o gün hiç kalmadı mesela;)bunun tarifinide yine sık ziyaret ettiğim"portakal ağacı"sitesinden almıştım,http://portakalagaci.com/haticeye bu vesileyle tekrar teşekkür ediyorum.işte tarifi:
İNCİR TATLISI
KEK:
-6 adet kuru incir(suda ıslatılmış,ufak doğranmış-ben 4-5 tanede gün kurusu denilen şu koyu kahve renkli kayısı kurusuda kullandım)
-1 su bardağı ceviz içi
-1 su bardağı un
-1 su bardağı toz şeker
-3 yumurta
-1 paket kabartma tozu
MUHALLEBİ:
-2 yemek kaşığı nişasta
-2 yemek kaşığı un
-1 lt.süt
-5 yemek kaşığı toz şeker
-inmeye yakın 50 gr.tereyağ(ben aceleden koymayı unuttum,ama öyle bile çok güzel oldu)
-piştikten sonra 1 paket krem şanti(toz olarak kullanılacak)
ŞERBET:
-1,5 su bardağı soğuk su
-1 yemek kaşığı nescafe
½ su bardağı toz şeker
YAPILIŞI:
Kek malzemeleri çırpılıp,en son incirler eklenir.dikdörtgen borcam yağlanıp,karışım dökülür ve 160 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirilir(çok fazla kabarmıyor,telaş etmeyin.hatta dikdörtgen borcamın küçüğü varmı aceba?bu karışım çok az,kabarırmıki?diye tereddüt ettim ilk önce)
Daha sonra muhallebisi pişirilir.kremşanti hariç,malzemeler soğuk olarak katılıp,pişirilerek,muhallebi kıvamı elde edilir.piştip,altı kapatıldıktan 5 dak.sonra toz krem şanti eklenerek,mikserle kıvamlaştırılır.
Kek piştikten sonra,3-4 dak.bekletilip,hazırlanan şerbet kekin üzerine dökülür.
Şerbeti hazırlamak için;su,nescafe ve şeker iyice karıştırılır(en sevdiğim kısmıda buydu,şerbeti pişirilmeden direk karıştırılıp dökülüyor)
Şerbet döküldükten 5 dak.sonrada,muhallebi kekin üzerine yayılır.ılıdıktan sonra,2-3 saat buzdolabında bekletilir.aslında en iyisi,1 gece önceden yapmak bence,tatlılar daha güzel oluyor o zaman,içini çekiyor.ben öyle yapıyorum.afiyet olsun…
her oyun hamuruyla oynadığında mutlaka ağzına aldığı için,uzun süredir çıkarmıyordum oyun hamurunu.yemiycem diye söz verdiği için,misafirlerimizi uğurladıktan sonra,yatmadan önce biraz stres atsın diye çıkardım.ben telefonla konuşurken,bir ara ağzına aldı,kaşlarımı çattığımda ise"sen yere baaaak"diye tepki verdi,sonrada,sanki ağzına almıyormuşta,yüzüne sürüyormuş gibi numara yaptı kerata."kara bebek"in;)doğum gününü yapalım dedi ve bir pasta yaptık bebeğe,üflettik,Tuna babası oldu,bende annesi,kısa bir evcilik oynadık o akşam;)

:)))bu reklamdaki yabancı dili hala sökemediği için kafasında soru işaretleri var Tunişimin;)))dikkatli dinlemiş,"Molfixle panana"diyorlarmış,aynı zamanda da kızıyorlarmış:)))haaa,bu arada,Tuna nın tarif ettiği reklam,bundan önceki reklamıydı Molfix'in,hani"beni uyut,biberonum elimde..."diye şarkı söyledikleri çocukların,ve ordaki kız çocuğunun saçıda keçi kulak gibi bağlı olduğu için,ellerini saçına götürüp tarif ediyor reklamı;))

5 Ocak 2009 Pazartesi

FOTO MERAKI,KAR,KAHVALTILIK VE PASTA TARİFİ,ÖCÜK İLE BÖCÜK;)

Hemen fotoları eklemeye başlıyorum.bir videomuzda vardı ama problem çıktı,eklenmiyor:(


ah bu silah merakımız ne zamana kadar sürecek aceba:(salonda silahlarıyla oynuyordu,bir süre sonra başka oyuncaklarına daldı,oynamadığı oyuncakları toplayım derken,silahlarıyla yaptığı bu şekli gördüm,hoşuma gitti ve hemen bir foto çektim:)
bu aralar fotoğraf merakı depreşti Tuna nın.salondaki konsolun üstüne çıkıp,yüksekte duran fotoğraf makinasını almış ve çoğu kuşbakışı,tam 49 fotoğraf çekmiş,en düzgün olanını hatıra kalsın diye silmedim;)işte o fotoğraf.. geç kalktığı bir gün,haliyle geç yaptığı kahvaltı;)"ne yapıyım kahvaltına oğlum?"sorumun cevabı,çoğu kez"omaaaaaaç"oluyor;))nasılmı yapılıyor?bilmeyenler için hemen bir tarif verelim OMAÇ:1 tane pişmiş yufka(kışlık yapılan köy yufkalarından.artık büyük marketler ve bazı yufkacılarda bulunuyor)el ile parçalanıyor.1-2 yemek kaşığı kadar tereyağ eritilip,2-3 yumurta kırılıp,pişmeye yüz tutunca,yufkalar katılır ve hepsi iyice karıştırıldıktan sonra tencere ve ya tava nın ağzı kapatılır.yufkada zaten tuz olduğu için,ayrıca tuz eklenmez,gerçekten çok lezzetli bir kahvaltılık,yapan ve yiyenlere afiyet olsun..
ve en sevdiği peynir,labne.artık doyduğu zaman,en sevdiği şeylerden birisi,parmakladığı labne peynirini masanın muşambasına sürüp"gündüz"yapmak,sildiğinde ise"gece"oluyormuş:)))bu fotoda da,sol taraf gündüziken,sağ tarafta gece olmuş;)


24 aralıkta Ankara ya çok güzel kar yağdı.Tuna camdan seyretti,evdeki işlerimin bir kısmını ancak ayarlayıp bahçeye inebildiğimizde,bir kısmı erimişti bile:(olsun,kıyıda köşede olanlar yetti Tunayla bana.önce zeytin gözlü bir kardan adam[Tuna hep kardaM adam diyor:)))]yaptıııık,sonra biraz kartopu oynadık.yan binamızın bahçesindeki köpek "Seli"yi seyrettik,sonra babamızın yukardan attığı topla biraz da tek kale maç yaptık oğlumla;))çok hoşuna gitti Tuna nın bu kısa kar macerası.burda,yukardan ara-sıra bizi izleyen babamıza bakıyor:)

zeytin gözlü,havuç burunlu kardan adamımızla,sevimli küçük adamımın klasik gülme pozu:)))

"n'oooolur anneeee,lütfeeeen,yalvarırım gitmeyelim içeriiii"der gibi çıkmış bu fotoda:))tabiki öyle değil ama pozu hoşuma gitti;))
biz evdeki işlerimizi ayarlayıp inene kadar,bizden önce inip,bahçedeki karlar erimeden yetişen komşumuz Nuray ve kızı AyşeNur un yaptığı kardan adam ve bizim,onlarınkinden daha yakışıklı olan zeytin gözlümüz;))bu arada,gerçekten yapmaya yapmaya unutmuşuz kardan adam ın nasıl yapıldığını,nasılmı?mesela atkısını unutmuşuz;)kafasındaki şapkada,Tuna nın bebeklik şapkası;)) işte FenerBahçeli Emre,Semih e,yani bana,şut atıyor;))bahçenin bu kısmı,balkonlardan dolayı hiç kar görmemiş.
bu pasta da,kısa ama güzel kar maceramızın sonunda,Tuna yı banyo yaptırdıktan sonra kısa bir süre de aceleyle yapabildiğim,bizim evlilik yıl dönümümüzde çok güzel bir karanfille,üzerine benim için çok anlam taşıyan güzel dileklerini yazarak bize jest yapan komşum,dostum,arkadaşım Nergizlerin evlilik yıl dönümü için onlara yaptığım sürpriz pasta:)beğenmelerine çok sevindim.gerçekten hafif ve lezzetli olmuştu.üzerinide,evde tek dilim kalmış,hani şu Ülker in Napoliten çikolatasını benmari usulü eriterek,şırıngayla yazdım.kalp şeklinde kalıbım yoktu.yuvarlak kalıba döküp,piştikten sonra kalp şeklinde kestim:)denemek isteyenler için hemen bir tarif yazalııım:EVLİLİK YIL DÖNÜM PASTASI diyelim adına da o zaman;)KEK:(pandispanya yapmadım,Nergiz benim bu kekimi seviyor diye,pandispanya yerine bu tarifi kullandım)4 yumurta,1,5 su bardağı toz şeker,1 su bardağı oda sıcaklığında süt,1 su bardağı sıvı yağ,1 paket kabartma tozu,2,5 su bardağı un.150-160 derecede önceden ısıtılan fırında yaklaşık 40-45 dak.pişirilir(fırın ısıları değişik olduğu için,süreyi kendiniz belirlerseniz daha iyi olur)iyice soğuduktan sonra,kalp şeklinde kesip,enine 2 ye ayırdım.KREMA:(bu kremada,benim profitrol tarifimin içindeki beyaz sos tarifim,çok hafif ve güzel bir sos)1 l.t.süt,5 tepeleme yemek kaşığı un,1 su bardağı toz şeker soğukken iyice karıştırılıp pişirir ve soğuyunca,1 poşet krem şanti,1/2 su bardağından biraz fazla sütle çırpılıp,soğuyan kremaya karıştırılarak,mikserle 5 dak çırpılır.krema da bu kadar.enine 2 ye ayırdığım kalp şeklindeki keklerin,her ikisinide,1 kupa ılık şekerli sütle ıslatıp,alt kısımda kalacak parçaya biraz krema sürüp,üzerine muz dilimleri ve damla çikolata serpiştirdim.diğer kalp şeklindeki keki de muz ve çikolataların üzerine kapattım ve kalan krema ile her tarafını kapladım.sonrada çiçeklerini koyup,yazısını yazdım.ah şu şeker hamurunun malzemelerini bir bulabilsem,bu tür pastalar şeker hamuruyla çok güzel ve muntazam kaplanıyor;)
bunlarda civcivlerimiz.Nergizlerin pasta hamurundan kaçırıp,kağıt kek kalıplarına paylaştırarak,10 tane civciv yaptım sadece çocuklarımıza;))bu şirin civcivleri,gezindiğim ve beğendiğim sitelerden biri olan http://www.meleginmarifetleri.blogspot.com/sitesinde görmüş ve mutlaka denemeliyim demiştim.çocukların çok hoşuna gitti.pişen keklerin üstünü,kalp pastadan kalan kremayla kaplayıp(tarifte sadece kremşanti diyordu ama benim elimde krema varken değerlendirmek istedim,illa krema olması şart değil yani)hindistan cevizine buladım.damla çikolatadan gözlerini,limon kabuğundanda gagalarını yaptım;)
Tuna kahvaltıda hep labne peyniri yiyor,köy peyniri aldık geçen gün.ilk gün biraz yedi,ertesi gün yemek istemeyince,bende bir sonraki gün küp küp dilimleyip,üzerlerine maydanoz ve dereotu koyup,havuç ve zeytinden yaptığım çiçekleride,kürdanla tutturdum.uğur böceğinin sırtına yükleyip,küçük beyimizin beğenisine sundum ama kanmadı:(kız çocukları bu tür şeyleri daha çok seviyor,herhalde süse meraklı olduklarından.olsun,pes etmek yok,taktik değiştirip devam edeceğim peynir yedirme çalışmalarıma;))

tam evden çıkacağımızda,Tuna koyu bir şekilde oyuna dalıyor çoğu kez ve çıkmamız uzuyor tabi:)elinde tüfeği,kafasında asker şapkası niyetine taktığı baret iyle,sözüm ona Türk askeri olmuş burda;))) pazar akşamı halının üstünde uğur böceğine benzeyen bir böcek gördük Tunayla.inceleme-araştırma başladı..
parmağına çıkacağını ummuyordu,doğrusu bende hiç beklemiyordum;)ben olsam çıkmazdım yani:))çıktığını görünce,çok sevindi:))

ellediğinde,böcek hareketsiz kalıp,ayaklarını ve başını vücuduna doğru çekip,ölü numarası yapınca,bizim afacan şaşırdı ve bir an inandı;) ama tekrar hareket ettiğini görünce,yüzünde güller açtı:))böceğin akıbetimi?tabiki maalesef sizlere ömür,böcek mevta:(