20 Nisan 2010 Salı

2010 HAYVANAT BAHÇESİ SEZONUNU AÇTIK,KALPLİ KURABİYELERİM...


2010 hayvanat bahçesi sezonumuzu açtık.c.tesi günü,2 tane günüm ve veli toplantımız aynı güne denk gelecekti,arkadaşlarla konuşup,günleri erteledik.velilerden çoğununda işleri varmış,o da ertelendi derken,Tuna'nın sınıf arkadaşı Faruk'un annesi Sibel,cuma günü arayıp,hava tahmin raporunu dinlediğini,havanın güzel olacağını söyleyip,"çocukları hayvanat bahçesine götürelim mi?"deyince,Tuna teklifi havada kaptı;) Suzan teyzemizle de hafta sonu boşluğumuz olursa çocukları Tigem'e götürürüz diye konuşmuştuk.proğramları birleştirip,hayvanat bahçesine hep birlikte gittik.iyiki erken gitmişiz,çünkü öğleden sonra o kadar çok gurup gezmeye geldi ki,rahat rahat gezemezdik.ortalık kalabalıklaşınca,Sibel"bize gidelim,çocuklar bahçede rahat rahat oynarlar"dedi.bir kaç hayvanı gördükten sonra Faruklara gittik.gerçektende çok eğlendiler.Tuna ve Faruk zaten iyi anlaşıyorlar maş. İnci Dila ve Zeynep te çok iyi anlaştılar,dolayısıyle bizde rahat ettik:)güzel bir gündü,tekrar teşekkürler Sibelcim...


tavuz kuşlarının kuyruklarını açtığı anı kaçırmak istemedim,Özy'e duyurulur,bizi hiç bekletmedi tavuz kuşları;)su aygırını da,ağzını açtığı anda yakaladık:)) ama hileyle,Sibel ler en son gittiklerinde bir kadın elma atınca,su aygırı ağzını açmış,Sibel de o gün hazırlıklıydı.yalnız,görevliyi atlatmanız lazım,benden söylemesi;)

burda da sanırım elmayı mideye indiriyordu..

bunlar,iki sevimli papatya İnci Dila ve Zeynep.

bu yakışıklı böcükler de,Tuna ve Faruk..

bu defa,Tuna midilliye çok istekli binmedi,nedenini ise bir kaç gün sonra söyledi,meğer midilli "pufffff" diye ses çıkarmış,abi de midilliye kızmış:)

eeee,kızlar,ince ruhlu olduklarını her yerde belli ediyor işte..

ama benim oğlumda romantik canıııım,İnci Dila'ya topladığı çiçeği verirken çekmem lazımdı:)net çıkmasada ekledim..

kır çiçekleri harika görünüyordu.

İnci Dila,Faruk ların bahçesinde sevinçle koştururken.

elinden hiç bırakmadığı "ıslak" silahı ve hayvanat bahçesinde Sibel teyzesinin aldığı diğer silahıyla silahşör Tuna'nın balkondan kuşbakışı görünüşü;)

bu yumuşacık top mindere bayıldılar,hatta paylaşamadı keratalar..

iki silahşör,kötü adam kovalayıp durdular gün boyu.

kızlar daha çok salıncakta sallandı,erkekler silah ve topla oynadılar..

çimlerde yuvarlanıp, baharın gelişini kutladı adeta sevimli minikler..

silahları o kadar kıymetli ki,yere bile koymamış beyefendi,salıncağa koymuş:))gerçekten o "ıslak"silahı o kadar değerli ki,gece uyurken yastığının altına koyup uyuyor,eğer benim yanıma gelmişse gece,sabah elini yastığın altına atıp,panikle yerinden fırlıyor"anneeeeee,ıslak silahım yooook"diyor ağlamaklı bir sesle,kıymetini varın siz düşünün artık...

Zeynep kayarken,Tuna silahlarını sallıyor salıncakta:)))

çocukları oynatmayı çok iyi beceren Suzan teyzemiz,çocuklarla kovalamaca oynuyor,sonrada ateş bastı,epey serinlemeye çalıştı yazık:))

KALPLİ KURABİYE

bunlarda kalpli kurabiyelerim.blog arkadaşım sevgili"rumma"(http://www.rumma.org/)nın bloğunda görüp beğenmiştim.mutlaka denemeliyim dedim görür görmez.yalnız,ben en sevdiğim kurabiye tarifim olan"gülen kurabiye"tarifimle yaptım,sevgili rumma'nın kalpleri kakaoluydu,ben sade yapmayı tercih ettim.bonibon ve glazür yerine,inci şekeri kullandım,renk renk organze kurdela ile de süsledim...
görünümü çok şık,güzel bir kurabiye.özel günler için ideal bence.aile içi nişanlarda,bebek mevlütlerinde v.s. çok şık olur.Tuna'nın bu seneki doğum gününde ve kreş için yaptım,çok beğeni topladı,tavsiye ederim.işte tarifi:


-->
*125 gr.oda ısısında margarin(ben tereyağ kullandım)
*1 su bardağı pudra şekeri
*1 yumurta
*1 çay kaşığı kabartma tozu
*1 paket vanilya
*1 çay kaşığı tarçın(istenirse)
*2 su bardağı un
*ben birazda portakal kabuğu rendeledim
benmari usulü eritilecek bitter çikolata.
inci şeker,
istenilen renklerde,ince organze kurdela.
YAPILIŞI
hamur yoğrulup,15 dak.kadar buzdolabında dinlendirilir.açılıp,kalp şekilli kalıpla kalpler kesilir ve bir köşesinden delik açılır(piştikten sonra kurdela bağlamak için)
-->170 derecede,önceden ısıtılan fırında,üzerleri kızarmadan pişirilir.soğuyunca,eritilen bitter çikolataya delik olmayan tarafı batırılıp,üzerine,çikolata donmadan inci şeker koyulur ve donması beklenir.iyice donduğundan emin olduktan sonra,organze kurdela geçirilip,bağlanır.afiyet olsun...

8 Nisan 2010 Perşembe

GÖLBAŞI,TUNA'NIN4.YAŞ 3. KUTLAMASI,İNCİ DİLA'NIN 5.YAŞ KUTLAMASI



Yine ara verince,haliyle konularda çoğaldı.fotolar çok,videolar var,o yüzden lafı uzatmadan hemen ekliyorum...


Tuna'nın 4.yaşını 3. kez,bu defa komşularımızla kutladık.şubat ve mart'da doğanlarımızın sayısı çok olunca,hepsininkini birlikte kutlamaya karar verdik,yani bir taşla epey kuş;))Tuna o gün yine çok gergindi.fotodaki bakışlar anlatıyor zaten,fazla söze ne hacet?

ondan başka herkes mutluydu,fazla dayanamayıp,o da ortama ayak uydurmak zorunda kaldı herhalde;)sağ olsun yan komşum Semiha'nın evinde kutladık.Tuna'nın yanındaki,kankimiz Sueda,onun yanındaki Sevde ablamız,yanındaki Sueda'nın abisi Batuhan ve Mahmut abimiz.

hiç bozulmaz İnş.çok güzel anlaşıyoruz çünkü,aman nazar değmesin;) doğum günü çocuğu çok olunca,pastamıza da böyle yazdırmak,en uygunuydu:)

veee,pastalarını üflüyorlar...

:)))) yine Tuna'nın ilginç bir uyku sitili,kurbağalama koydum bu sitilin adını:))resmen 360 derece dönüyor uykusunda çocuk.o yüzden üstünü açıyor diye,ince ve yumuşak battaniyesini göğsünden doluyorum:)

bu kadar büyük bir dinazoru ilk kez gördü,çok hoşuna gitti.şimşek mcqueen'in yarışçı arkadaşlarını almaya gitmiştik Panora AVMye Tuğba teyzemizin tavsiyesiyle,tüm çizgi film kahramanlarının oyuncakları vardı ama biz aradığımızı orda bile bulamadık.

ordan çıkışta,Gölbaşına gittik.Zülüş teyzemiz araba aldı ve sağ olsun Tuna'yı Panora AVMye götüreceğine söz verdiği için sözünü tuttu ve götürdü.vakit erken diye de,Gölbaşında birşeyler yer,çocukları oynatır döneriz dedik.Tuna bu kaydırağa bayıldı,dinazor değil,canavarmış bu:))

bu dinazor ona basit geldi,hiç hoşlanmadı ve yine canavara gittik;)defalarca kaydı ondan,hayalinde,ordaki çocuklarla araba yarışı yapıyordu kayarken,zor ikna ettik eve dönmek için.

bunlara da bindi ama illa canavar,illa canavar:)

bir poz da bu ağaçla aldık,İnci Dila poz verdi,Tuna tırmanmaya çalıştı..

kutlu doğum haftası dolayısıyle,sema gösterilerinin ve Peygamber efendimiz(s.a.v.) in anıldığı bir proğrama gittim hazır Tuna kreşteyken.sema gösterisi çok etkileyiciydi.

o kadar hüşu içinde dönüyorlardı ki,etkilenmemek elde değil...

ve gösterilerini bitirip,cübbelerini giydiler..

kuzenimiz ve süt kardeşimiz olan İnci Dila,5 yaşını doldurdu maş.aslıda ona çok sevimli olan miki'nin arkadaşı mini'li pasta yapacaktım şeker hamurundan,Tuna'nın Twty'li pastası gibi,ama yok,illa ben Bloom'lu(winx kızlarından biriymiş) pasta isterim diye tutturdu,ne yapalım,yaptım artık;)yazı yazacak yer kalmayınca,bisküilere yazıp,alt kısmına yerleştirdim sonradan.nice sağlıklı yaşlara güzel kızım..

Tuna burda kılkıvrım olmuş,şimşek mcqueen'in yabancı seslendirmelerini izliyor,orda yabancı çocukların arabalarını görüp"benim bundanda yok"diye ağzının suyu aka aka iç geçiriyor yavrum:))

işte buuu,doğum günü çocuğu,güleç yüzlü kızım İnci Dila.gülen yüzün hep gülsün inş.tatlı meleğim..

burda,İnci Dila'ya hediyesini verdi,merakla tepkisini bekliyor:)

çıkacak şeyleri,Dila'dan daha çok merak ediyor:))

hediye açma faslı bitene kadar Dila'ya eşlik etti Tuna:))



bakarken MaşaAllah demeyi unutmayın,olurmu;)rakamlara çok meraklı Tuna.ona rakam olsunda,ne olursa olsun yani.plaka no.larına merak salınca,plaka no.larını çok iyi bilen dedesiyle nerdeyse her gidişimizde,eğer günündeyse,plaka sayıyorlar.makinamın çekim süresi az olduğu için,bu kadar çekebildim.ama MaşaAllah hepsini biliyor plakaların,hatta bazen trafikte gördüğü no.hatırlayamayınca bana soruyor,eğer plakalar yazılı kağıdım yanımda yoksa,vay halime,itiraf ediyim,bende hepsini bilmiyorum çünkü;) canım benim,geniz akıntısı vardı,zaten zor konuşuyor,birde leptop'ta şimşek mcqueen seyredecekti,modemden sinyal gelmesini bekliyordu" yeter,yeteer,oldu"dedi birden heyecanla sinyali farkedince:)



şimarık sıpoşum benim,illa bir şeyleri değişik söyleyecekya:)bebek olmak,hoşuna gidiyormuş.başka zaman ben bebek değiliiim diye yırtınır dudur halbuki.

18 Mart 2010 Perşembe

4.YAŞ,2. KUTLAMA;)


Evet,2.kutlamayı,çalışanlarımız da olduğu için,hafta sonu yapmaya karar verdik.maşaAllah,22 kişiydik aile kutlamamızda:)aslında 25 kişi olacaktık ama mazareti olan 3 kişi gelemedi.işşşşte fotolaaar...

Bu,evdeki kutlama pastamız.küçük bey,Buz devri filmindeki Rudy ve Momma dinazorlarını istedi pastasında;)hatta kreşteki kutlama pastasının dinazorlu olmasını istedi de"olmaz oğlum,vahşi şeyler yasak kreşte,evdeki kutlama pastamıza yaparım"diye söz vermiştim:)

soframızdan bir görüntü.masamıza sığmayan pasta-böreklerimizde vardı,onları çekmeyi unuttuk tabi..


Bunlar,doğum günü prenseslerimiz:))yukarı doğru bakan,kuzenimiz,süt ablamız İnci Dila,solundaki onun arkadaşı Şeyma,onun yanındaki kankimiz Sueda,sağdaki pembeli olan da Dilek teyzemizin kızı Seda Nur...
aralarına,prensimiz de katıldı:)
Ayşenur,Dilek teyzemizin büyük kızı,genç kız oldu maşaAllah...
Tuna'yı gülerken yakalamak çok zor,hatta şu sıralar imkansız da denebilir;)
yaylı yatak üzerinde zıplamaya bayılıyor keratalar:))
Yumurcak T.V. deki Caillou en sevdiği çizgi filmlerden olduğu için,doğum günü hediyesi olarak,ona Caillou baskılı t-shirt u da olan eğitici set spariş etmiştim.fotoğrafını çekiyim deyince,şekilden şekile girdi şebeğim benim;)



herkes kalktıktan sonra,Tuna ve kankisi Sueda o kadar güzel oynuyordu ki,mutfağı toparlarken kulak kabarttım,dayanamayıp gizlice videoya çektim.çok loş çıkmış görüntü ama,yinede seçilebiliyor.Battal gazi hayranı olan oğlum,Allahtan erkek oyunlarından hoşlanan,maşaAllah uyumlu bir çocuk olan Suedayla Battal gazicilik oynuyor:))



oyuna o kadar dalmışlar ki,video çektiğimi hala farkedemediler.ama maalesef oyunlarını bitirmek zorunda kaldılar,çünkü Tuna'nın uyku saati yaklaşmıştı ve daha banyo yapacaktı,ertesi gün kreş vardı.ikiside oyunu bitirmik istemiyordu,canlarım benim...

çirkiiiiiin:)))gece soğuk duvara yapışıp hastalanmasın diye duvara dayadığımız eski yatağın üzerine çıkıp"hadi atıııım"diye nara atmaya bayılıyor.oyunun en çok sevdiği kısmı da,benim kement atıp onu ordan yeni yatağın üzerine düşürmem:))ne kahkahalar atıyor o zaman sıpoş;)))



14 Mart 2010 Pazar

TUNA'NIN 4.YAŞ,1.KUTLAMASI;)


Tunişim,mart'ın 2 sinde 4.yaşını doldurdu maşaAllah.günler birbirini kovalıyor,zaman hızla akıııp gidiyor.ilk doğduğu gün geliyor gözümün önüne,şiş suratı,sarı-kara ten rengiyle.o haliyle bile nasıl sevmiştik;)))bazen doğum videosuna bakıyorumda,çok komik geliyor:)derin uykuya daldığı zaman(çok nadir ve kısa sürerdi zaten)kirpikleri göz kapaklarının arasından kaybolur,sadece 1-2 kirpik tanesi kuyruk gibi görünürdü,derin uykuda olduğunu ordan anlardım.gazıydı,emmesiydi,dişiydi derken,büyüdükçe değişimler devam etti ve 2 yaşında 2 yaş sendromumuz,yani erken ergenliğimiz başladı;))walla öyleymiş gerçekten ergenlikte yaşanan şeylerin çoğunu yaşadık,yaşıyoruz da,6 yaşa kadar devam edebiliyormuş bu dönem,inş.o kadar misafir olmaz bizde,bir an evvel geçip-gider;)büyüdü,kreşe bile başladı ergen oğluşum benim maşaAllah.daha önce günlerce kutladığımız yaş günü,bu sene de öyle oldu.ayın 2 si hafta içine denk gelince,1.sini kreşte kutladık,aileyle olan kutlamamızı,çalışanlarımız var,akşam çoçuklar erken yatıyor diye hafta sonu yaptık,komşularımızdan ve çocuklarından şubat ve martta doğan çoğunlukta diye,onlarlada 3.bir toplu kutlama yaptık:))fotolar çok olduğu için,kutlamaları bir kaç post halinde yayınlamayı düşündüm,işte ilk ve kreşte olan kutlamamızın fotoları...


Tuna,Twety'i kardeş ilan etti:))kardeşi çok ama,en sevdiği 2 kardeşi var.favorisi fıstık(hani şu İpek teyzemizin A.B.D.dan getirdiği pembe maymunu)diğeri ise Twety;)şu sıralar sevdiği şeylerden en masumu Twety olduğu için(genellikle dinazor,kaplan-aslan falan seviyor çünkü),kreşteki kutlamayada,Twety li pasta yaptım,çok hoşuna gitti keratanın.yaptığım pastayı şeker hamurunu renklendirip kapladım ve süsledim...

bunlarda,geçenlerde "http://sarmasikeczanesi.blogspot.com"adlı bloğu olan arkadaşım Handenur"un bloğunda görüp beğendiğim tuzlu,renkli kurabiyeler.aslında Handenur salçalı yapmıştı ama ben daha renkli olsun istediğim için,diğerinide maydonoz katarak,yeşilli yaptım..

ve,en sevdikleri atıştırmalık olan,meşhur sosisli lolipoplardan yapıp götürdüm kreşteki kutlamamıza.peki yedilermi?tabiki hayır,ikişer-üçer ıssırık alıp bıraktı keratalarpasta ve kurabiyelerini,yine en çok yenen sosisli lolipoplardı,o da,çiçekli boncuklarının hevesine:))

veee,kutlama başlıyor,benim minik farem,pastasına çikolatayla yazdığım"iyiki doğdun birtanem"yazılı gofreti kemiriyor:))

burda da,pastamızı kesiyoruz oğluşumla..

Twety imizi kesmek zorundaydık,çünkü çocuklar sabırsızlanmaya başlamıştı,hunharça parçaladıktan sonra(zavallı Twety)tabaklara pay edip,pastamıza takım olarak aldığım Twety'li muzlu sütleriyle ikram ettik:)

o gün gelmeyen,yarım gün gelen arkadaşları olduğu için,sınıf sayısıda azdı.o yüzden pastamız çok arttı,servisle çocukları götürmek zorunda olup kutlamamıza katılamayan Derya öğretmen'in payını ayırdık,diğer öğretmenlere,müdire hanım Sultan hoca'ya,danışmadaki Hevse ablamıza ve mutfakta çalışan teyze ve ablalarına da ikram ettik.gerçi kesilince pek bişeye benzemiyor tabi ama, tadından bir şey kaybetmiyor;)

bu da,sağ olsun Tuğba öğretmenimizin Tuna için yemekhanede hazırladığı kutlama köşesi,tekrar ellerinize sağlık Tuğba öğretmenim...

kutlama sonrası,çok(!) yiyen afacanlar,yemekhanenin yanındaki spor ve oyun salonunda form koruma amaçlı spor yaptılar;)benim ellerimden tutarak üzerime tırmanıp attığı taklayı,spor salonunda bu aletle yaparken yakaladım keratayı,o kadar şimardı ki o gün,nağralar attı,masalara,sandalyelere inip-çıktı ve tepeme tırmanıp hırkamın sırt kısmındaki dantelini yırtmış gömleğinin düğmesiyle...

aynı pozu,kendisinden 1 hafta sonra doğum günü olan,en sevdiği arkadaşlarından Mehmet Kerem'in doğum gününde yakaladım.o günde çok şimardılar Mehmet Kerem ile,çünkü ikisininde annesi yanındaydı..

o kadar çok yediler ki(!) kilolar birikmeden bir an evvel atmaları lazım o yağları tabi çocukcağızlar...

waaaaay,ne kuvvetli benim oğlum bea,maşaAllah;))

ve o gün eve gitmek istemedi,çıkışta kreşin bahçesindeki salıncaklardan sallanıp,kaydıraklardan kaydı uzun bir süre.kutleme ve gün hoşuna gitmiş olmalı ki,akşam"ben arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi özledim anne,Tuğba öğretmenimi arayalım,hadi"diye ısrar edip durdu.çaresiz aradım sonunda.anlayışla karşıladı sağ olsun,durumu anlatınca"Tuna duygularını çok ifade etmediği için hoşuma bile gitti"deyince,rahatladım walla.tabi herzamanki gibi utandı ve konuşmadı,biraz sonra,"bu sefer konuşcam anne,hadi yine arayalım lütfeeeen"diye ısrar edince,arayıp Tuna'ya verdim ama yine konuşamadı:( neden utanıyor telefonla konuşmaya,anlamıyorum,kadıncağızdan özür dileyip olanları anlattığımda sağ olsun"olurmu Şükran hanım,rahatsız olmadım,konuşmak istemesine sevindim bile"diyerek beni bir kez daha rahatlattı sağ olsun.zaten hiç sevmiyor telefonla konuşmayı,zavallı babaannesi "özledim,sesini duyuyum azcık"dediğinde,çikolata vaadleriyle bir-iki kelime konuşmasını sağlayabiliyorum"öptüm seni"deyip telefonu kucağıma atıp kaçıyor,eh,bunlarda geçici şeyler deyip bu post umuzu bitiriyoruuuuz...Allah'ım tüm yavrularımıza hayırlı,sağlıklı ve mutlu yaşlar yaşatsın,hayırlı evlat etsin onları...