18 Mart 2010 Perşembe

4.YAŞ,2. KUTLAMA;)


Evet,2.kutlamayı,çalışanlarımız da olduğu için,hafta sonu yapmaya karar verdik.maşaAllah,22 kişiydik aile kutlamamızda:)aslında 25 kişi olacaktık ama mazareti olan 3 kişi gelemedi.işşşşte fotolaaar...

Bu,evdeki kutlama pastamız.küçük bey,Buz devri filmindeki Rudy ve Momma dinazorlarını istedi pastasında;)hatta kreşteki kutlama pastasının dinazorlu olmasını istedi de"olmaz oğlum,vahşi şeyler yasak kreşte,evdeki kutlama pastamıza yaparım"diye söz vermiştim:)

soframızdan bir görüntü.masamıza sığmayan pasta-böreklerimizde vardı,onları çekmeyi unuttuk tabi..


Bunlar,doğum günü prenseslerimiz:))yukarı doğru bakan,kuzenimiz,süt ablamız İnci Dila,solundaki onun arkadaşı Şeyma,onun yanındaki kankimiz Sueda,sağdaki pembeli olan da Dilek teyzemizin kızı Seda Nur...
aralarına,prensimiz de katıldı:)
Ayşenur,Dilek teyzemizin büyük kızı,genç kız oldu maşaAllah...
Tuna'yı gülerken yakalamak çok zor,hatta şu sıralar imkansız da denebilir;)
yaylı yatak üzerinde zıplamaya bayılıyor keratalar:))
Yumurcak T.V. deki Caillou en sevdiği çizgi filmlerden olduğu için,doğum günü hediyesi olarak,ona Caillou baskılı t-shirt u da olan eğitici set spariş etmiştim.fotoğrafını çekiyim deyince,şekilden şekile girdi şebeğim benim;)



herkes kalktıktan sonra,Tuna ve kankisi Sueda o kadar güzel oynuyordu ki,mutfağı toparlarken kulak kabarttım,dayanamayıp gizlice videoya çektim.çok loş çıkmış görüntü ama,yinede seçilebiliyor.Battal gazi hayranı olan oğlum,Allahtan erkek oyunlarından hoşlanan,maşaAllah uyumlu bir çocuk olan Suedayla Battal gazicilik oynuyor:))



oyuna o kadar dalmışlar ki,video çektiğimi hala farkedemediler.ama maalesef oyunlarını bitirmek zorunda kaldılar,çünkü Tuna'nın uyku saati yaklaşmıştı ve daha banyo yapacaktı,ertesi gün kreş vardı.ikiside oyunu bitirmik istemiyordu,canlarım benim...

çirkiiiiiin:)))gece soğuk duvara yapışıp hastalanmasın diye duvara dayadığımız eski yatağın üzerine çıkıp"hadi atıııım"diye nara atmaya bayılıyor.oyunun en çok sevdiği kısmı da,benim kement atıp onu ordan yeni yatağın üzerine düşürmem:))ne kahkahalar atıyor o zaman sıpoş;)))



14 Mart 2010 Pazar

TUNA'NIN 4.YAŞ,1.KUTLAMASI;)


Tunişim,mart'ın 2 sinde 4.yaşını doldurdu maşaAllah.günler birbirini kovalıyor,zaman hızla akıııp gidiyor.ilk doğduğu gün geliyor gözümün önüne,şiş suratı,sarı-kara ten rengiyle.o haliyle bile nasıl sevmiştik;)))bazen doğum videosuna bakıyorumda,çok komik geliyor:)derin uykuya daldığı zaman(çok nadir ve kısa sürerdi zaten)kirpikleri göz kapaklarının arasından kaybolur,sadece 1-2 kirpik tanesi kuyruk gibi görünürdü,derin uykuda olduğunu ordan anlardım.gazıydı,emmesiydi,dişiydi derken,büyüdükçe değişimler devam etti ve 2 yaşında 2 yaş sendromumuz,yani erken ergenliğimiz başladı;))walla öyleymiş gerçekten ergenlikte yaşanan şeylerin çoğunu yaşadık,yaşıyoruz da,6 yaşa kadar devam edebiliyormuş bu dönem,inş.o kadar misafir olmaz bizde,bir an evvel geçip-gider;)büyüdü,kreşe bile başladı ergen oğluşum benim maşaAllah.daha önce günlerce kutladığımız yaş günü,bu sene de öyle oldu.ayın 2 si hafta içine denk gelince,1.sini kreşte kutladık,aileyle olan kutlamamızı,çalışanlarımız var,akşam çoçuklar erken yatıyor diye hafta sonu yaptık,komşularımızdan ve çocuklarından şubat ve martta doğan çoğunlukta diye,onlarlada 3.bir toplu kutlama yaptık:))fotolar çok olduğu için,kutlamaları bir kaç post halinde yayınlamayı düşündüm,işte ilk ve kreşte olan kutlamamızın fotoları...


Tuna,Twety'i kardeş ilan etti:))kardeşi çok ama,en sevdiği 2 kardeşi var.favorisi fıstık(hani şu İpek teyzemizin A.B.D.dan getirdiği pembe maymunu)diğeri ise Twety;)şu sıralar sevdiği şeylerden en masumu Twety olduğu için(genellikle dinazor,kaplan-aslan falan seviyor çünkü),kreşteki kutlamayada,Twety li pasta yaptım,çok hoşuna gitti keratanın.yaptığım pastayı şeker hamurunu renklendirip kapladım ve süsledim...

bunlarda,geçenlerde "http://sarmasikeczanesi.blogspot.com"adlı bloğu olan arkadaşım Handenur"un bloğunda görüp beğendiğim tuzlu,renkli kurabiyeler.aslında Handenur salçalı yapmıştı ama ben daha renkli olsun istediğim için,diğerinide maydonoz katarak,yeşilli yaptım..

ve,en sevdikleri atıştırmalık olan,meşhur sosisli lolipoplardan yapıp götürdüm kreşteki kutlamamıza.peki yedilermi?tabiki hayır,ikişer-üçer ıssırık alıp bıraktı keratalarpasta ve kurabiyelerini,yine en çok yenen sosisli lolipoplardı,o da,çiçekli boncuklarının hevesine:))

veee,kutlama başlıyor,benim minik farem,pastasına çikolatayla yazdığım"iyiki doğdun birtanem"yazılı gofreti kemiriyor:))

burda da,pastamızı kesiyoruz oğluşumla..

Twety imizi kesmek zorundaydık,çünkü çocuklar sabırsızlanmaya başlamıştı,hunharça parçaladıktan sonra(zavallı Twety)tabaklara pay edip,pastamıza takım olarak aldığım Twety'li muzlu sütleriyle ikram ettik:)

o gün gelmeyen,yarım gün gelen arkadaşları olduğu için,sınıf sayısıda azdı.o yüzden pastamız çok arttı,servisle çocukları götürmek zorunda olup kutlamamıza katılamayan Derya öğretmen'in payını ayırdık,diğer öğretmenlere,müdire hanım Sultan hoca'ya,danışmadaki Hevse ablamıza ve mutfakta çalışan teyze ve ablalarına da ikram ettik.gerçi kesilince pek bişeye benzemiyor tabi ama, tadından bir şey kaybetmiyor;)

bu da,sağ olsun Tuğba öğretmenimizin Tuna için yemekhanede hazırladığı kutlama köşesi,tekrar ellerinize sağlık Tuğba öğretmenim...

kutlama sonrası,çok(!) yiyen afacanlar,yemekhanenin yanındaki spor ve oyun salonunda form koruma amaçlı spor yaptılar;)benim ellerimden tutarak üzerime tırmanıp attığı taklayı,spor salonunda bu aletle yaparken yakaladım keratayı,o kadar şimardı ki o gün,nağralar attı,masalara,sandalyelere inip-çıktı ve tepeme tırmanıp hırkamın sırt kısmındaki dantelini yırtmış gömleğinin düğmesiyle...

aynı pozu,kendisinden 1 hafta sonra doğum günü olan,en sevdiği arkadaşlarından Mehmet Kerem'in doğum gününde yakaladım.o günde çok şimardılar Mehmet Kerem ile,çünkü ikisininde annesi yanındaydı..

o kadar çok yediler ki(!) kilolar birikmeden bir an evvel atmaları lazım o yağları tabi çocukcağızlar...

waaaaay,ne kuvvetli benim oğlum bea,maşaAllah;))

ve o gün eve gitmek istemedi,çıkışta kreşin bahçesindeki salıncaklardan sallanıp,kaydıraklardan kaydı uzun bir süre.kutleme ve gün hoşuna gitmiş olmalı ki,akşam"ben arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi özledim anne,Tuğba öğretmenimi arayalım,hadi"diye ısrar edip durdu.çaresiz aradım sonunda.anlayışla karşıladı sağ olsun,durumu anlatınca"Tuna duygularını çok ifade etmediği için hoşuma bile gitti"deyince,rahatladım walla.tabi herzamanki gibi utandı ve konuşmadı,biraz sonra,"bu sefer konuşcam anne,hadi yine arayalım lütfeeeen"diye ısrar edince,arayıp Tuna'ya verdim ama yine konuşamadı:( neden utanıyor telefonla konuşmaya,anlamıyorum,kadıncağızdan özür dileyip olanları anlattığımda sağ olsun"olurmu Şükran hanım,rahatsız olmadım,konuşmak istemesine sevindim bile"diyerek beni bir kez daha rahatlattı sağ olsun.zaten hiç sevmiyor telefonla konuşmayı,zavallı babaannesi "özledim,sesini duyuyum azcık"dediğinde,çikolata vaadleriyle bir-iki kelime konuşmasını sağlayabiliyorum"öptüm seni"deyip telefonu kucağıma atıp kaçıyor,eh,bunlarda geçici şeyler deyip bu post umuzu bitiriyoruuuuz...Allah'ım tüm yavrularımıza hayırlı,sağlıklı ve mutlu yaşlar yaşatsın,hayırlı evlat etsin onları...

24 Şubat 2010 Çarşamba

DOKTOR CİVANIM,İKİ TARİF..

geçen akşam,Tuna'nın canı sıkılıyordu,daha doğrusu oyun istiyordu.sürpriz yumurtalardan çıkan buz devri hayvanlarını çok seviyor,bilhassa dinazorları...onlara verdiğim sürpriz yumurtaları yedikten sonra,heyecanla oyuncaklarını açtırdılar bina günümüzün bizde olduğunda.Tuna'ya kız palamut kovalayan;)) Suedaya'da kötü dinazor Rudy çıktı.Tuna'nın gözleri yerlerinden fırladı nerdeyse,çünkü her yumurtayı Rudy ve ya Momma,yani dino ana;) çıkacak ümidiyle açtırıyor.göz muayenesine gittiğimizde de"anneee,neden hiç çıkmıyolaaar,hep aynıları çıkıyor"diye isyan etmişti.nasıl yapmışsa yapmış,kendine çıkan oyuncağı Sueda'ya vermiş,Sueda'dan da Rudy i almış,sonunda emeline kavuştu:)) İnci Dila'ya Momma çıktığını duyuncada"bana Momma çıkmıyor diye çok üzülüyorum anne"dedi iki gün önce yatmaya hazırlanırken.ben de o gün 12 lik ekonomik pakette sürpriz yumurta almıştım,acıdım,dur bi açıyım,belki çıkar,sevindiriyim şu çocuğu dedim ve tatatataaaam,7.açtığımız sürpriz yumurta da beklenen oldu,artık bizim de bir dino anamız var :)))ne sevindi,ne sevindi ona.sanki cenneti bağışlamışlar;)çocuk olmak böyle bir şey işte.yalnız,yumurtaya sığmadığı için parçalar halinde koyuluyor tabi oyuncakları.Tuna'ya dayanırmı hiç,ya belinden kopuyor,ya bacakları ayrılıyor sık sık.bizde o gün doktorculuk oynayıp,hem Rudy i,hem de biri biri oyuncağını ameliyat ettik,onunda kafası kopmuştu,aynı zamanda kardeşlerinden birisi Tuna'nın biri biri :))oyun çok hoşuna gitti,maskesini epey bi çıkarmadı,hatta kağıt maske olduğu için ağız yeri ıslaklıktan yırtıldı:)) işte foto ve videolar..

doktor bey reçete yazıyor.yoğun bakıma kaldırılmayı bekleyen biri biri bey,hala ameliyat masasında.

doktor bey pek oynak,kıvırta kıvırta yazıyor reçeteyi:))

reçete yazmakla yetinmedi,bir de resimlerini yaptı hastaların,ama sadece dinazor olanların..


yavrum,kendisi İnflacort'u her gün kullandığı için,hastasına da yazmış,sadece onu yazmamış,epey atmasyon isim yazmış reçeteye:))



sanki maske değilde,nasreddin hocanın sakalı gibi:)))


bir fotoğraf ,iki tarif ya da bir taşla iki kuş da diyebiliriz;)
ayın 13 ünde,Tuna'nın sınıf arkadaşlarından bazıları,anneleri ve Tuğba öğretmenimiz misafirimizdi.hepside çok tatlı insanlar sağ olsunlar.bunlar,ikramlarımızın salata kısmı;)Rana'nın annesi Şule,salatanın görüntüsünü çok beğendi ve fotosunu çekmek istedi,bende tariflerini yazıyorum.

NOHUT SALATASI:
belli bir ölçüsü yok salatamızın,ama tadı çok güzel,yapmanızı tavsiye edrim.
istenilen miktarda nohut akşamdan ıslatılıp,ertesi gün haşlanır.ona yetecek miktarda arpa şehriye(istenirse yıldız şehriye ve ya kuskusla da oluyor)haşlanıp,nohuta eklenir.yeşil soğan,maydanoz ve dereotu ince ince doğranıp ilave edilir,tüm malzemeyi örtecek kadar sarımsaklı yoğurt,istenirse 1-2 yemek kaşığı mayonez de katılarak,hepsi harmanlanır,üzeri istenilen malzemelerle süslenir.sonrada afiyetle,hoş muhabbetler eşliğinde yenir;)

KÖRİLİ PATATES:
foto nun sağ tarafından bir kısmı görünmüş,onun fotosunu çekmemiştik.yine ölçü yok ve yine harika bir lezzet.ilk kez komşum Gülşen'de taddım ve sürekli yapıyorum.salata yerinede güzel oluyor bence.
yaklaşık 5-6 orta boy patates,kabukları soyulup,yıkandıktan sonra,elma dilimi şeklinde kesilir(ay şekli de deniyor sanırım)üzerine,tepeleme 1 çay kaşığı köri,acı seviliyorsa kafi miktarda pulbiber,karabiber ve tuz eklenir.biraz hakiki zeytin yağ gezdirilip,iyice harmanlanır ve pişirme kağıdı serilen tepsiye yayılıp,ısıtılmış 200 dereceli fırında(benim fırınımda yarım saate yakın pişiyor,siz kontrol edin)pişirilir,yine sevilen misafirlerle,hoş sohbet eşliğinde afiyetle yenir...



14 Şubat 2010 Pazar

BABA TUNA..



Tuna'nın 4 yaş kaba ve değişken dönemi bütün hızıyla devam ediyor,gün içinde bir çok duyguyu bir arada yaşıyoruz Tuna sayesinde.bazen o kadar sabrımı zorluyor ki,dayanamıyor ağlıyorum zırıl zırıl,bazen de o kadar sevimli ve komik oluyor ki,gülmekten kırılıyorum.yani Tuna kimliğini oturtana kadar(kimliğini kazanma dönemleriymiş ya bu dönemler,biz nasıl oturttuysak kendi kimliklerimizi?)benim kimliğim bozuluyor,psikopat oldum çıktım sanki,kendimi tanıyamaz oldum gerçekten.ayın 9 unda göz kontrolü vardı,muayeneden sonra,göz damlası damlatıp,gözbebeğinin büyümesi sağlınıyor.1. damla damlatılıp,5 dak.sonra 2.damlayı damlatılıyorlar.damlalardan sonra gözleri buğulanınca,haklı olarak sinirlendi çocuk"gözlüğümün camları buharlandı sil diyorum sana,silmiyosuuun"diye öfkelenip bağırmaya başladı.yarım saat sonra tekrar muayeneye girmemiz gerekiyordu,o yarım saati nasıl geçirdik,bir Allah biliyor,bir de ben:( dr.un yanına girdiğimizde,dr.bir şeyler soruyor Tuna'ya,Tuna cevaben"kes sesiniiii"diyor.ne utandım ama kadından"kusura bakmayın dr.hanım,4 yaş erkek çocuklarının zor bir dönemiymiş,bu günlerde bizi biraz uğraştırıyor Tuna"diye açıklama yapmak zorunda kaldım.kadıncağız ununu elemiş,eleğini duvara asmış olduğundan,anlaması biraz zor tabi,onun çocukları döneminde de böyle şeyler yoktu muhtemelen."sizde güzel eğitim veriyorsunuz ama,niye böyle oluyor ki?"dedi:)))Tuna'nın cevabından sonra"oğluuum,çok ayıp ama,hiç öyle denirmi?"diye lafımı tamamlamadan,bir azar da bana geldi"sende kes sesiniiiiii":S hayırlısıyla bir geçirseydik şu dönemi de.kim bilir bir sonraki dönemde bizi neler bekliyor.haaa,muayene sonucunu yazmayı unutuyordum az kalsın,maşaAllah o kadar düzenli takmasına rağmen,maalesef daha önce 2,5 olan sağ gözünün numarası,3 olmuş:( ertesi gün gidip yeni çerçeveye cam yaptırdık,niye,çünkü beyefedi ilk mavi,daha sonra kırmızı istediği çerçeve rengini bu sefer de yeşil istiyordu.kırmızı da yedekte dursun diye onun da camlarını yaptırdık.oraya gidince fikir değiştirdi ve kulağa takılan kısmı lacivert,göz çevreleri sarı olan çok çirkin bir çerçeve beğendi ve 15 dak.dil dökerek ancak ikna edebildim yeşil konusunda,değişkenliğini orda da gösterdi kerata.
geçenlerde güldürdüğü bir örnek yazıp neşelendirelim post umuzu;tabi asilikleri anneannelerde de hat safhada,özellikle dedesiyle biraz zor geçiniyorlar.dinazor takliti yapıp kükrediğinde,dedesi kafayı bir sağ,bir sola sallayıp,kaderine razı gelip oturuyor,bazen de dediğini Tuna yapmayınca"ne asi çocuk yaw"diye söyleniyor.kardeşim Suzanlara oturmaya gittiğimizde,amcamın gelini Songül abla"dedesiyle arası nasıl?"diye sorunca,bunları anlatmıştım,Tuna da diğer odadaydı halbuki,demek bir kulağı bizdeymiş keratanın.sonra da eklemiştim"sanki kendisi küçükken çok usluymuş gibi.."diye.babam da küçükken çok yaramaz bir çocukmuş gerçekten.bunları konuştuğumuzun ertesi gün yanıma gelmiş"anneeee,dedem diyo ki,bu çocuk ne asi ki yaw,kendi küçüklüğünü bi hatırlasa":))))) o kadar sevimli söylüyordu ki,görmek lazım.her zamanki duamı tekrar edip,Allah sağlık versinde,bunlar bir şey değil diyerek kendimize teselli veriyor karma fotolara geçiyorum..

yarı yıl tatilinden önce,Anne-baba ya saygı ve meslekler konularını işlemişlendi kreşte.o gün erkek çocukları babalarının gravatlarını,kız çocukları da annelerinin çantalarını götürüp,anne ve babaları temsil edecekti.ben de,geçen sene doğum günü için aldığım takımı götürdüm,özellikle kız arkadaşlarının çok hoşuna gitmiş:))

büyümüşte,baba bilem olmuş benim oğlum;))çok ta yakışmış maşaAllah.foto çekmesini Tuğba öğretmenden rica etmiştim,ona da çok teşekkür ediyorum yeri gelmişken.

eee,çocuk sıkılıyo tabi hep koltukta,sandalyede ya da ne biliyim işte halıda oturarak falan T.V.izlemeye,ne yapsın,çıkmış anneanne yadigarı emektar büfenin tepesine,birazda ordan izlemek istemiş,kime ne?keyif onun keyfi değilmi,Allah Allaaah;)))

walla diyomda inanmıyolar bu çocuk düz duvara tırmanıyo diye ahada ispatı,tavana vurmaya çok az kalmış:S

3 Şubat 2010 Çarşamba

İLK KARNEMİZ VE BASKET SHOW

Tuna yarıyıl tatiline girdi ve ilk karnesini aldı,daha doğrusu davranış belgesini.hepside güleryüz,inş.bundan sonra alacağı bütün karneleri de güler yüzlü olur,teşekkürler taktirleri olur inş.beyefendi o kadar tatil moduna girdi ki,geçenlerde anneannesi"yarın okulunuz açılacakmış"deyince"hayıııır,şaka yapıyor dimi anne,okulumuz ayın 8 inde açılacak"diye itiraz etti.yani kendini ayın 8 ine şartlandırmış,inş.problem yapmadan 2.döneme başlar,zaten kreş tatil değil ama biz biraz dinlensin istedik.dün alıştırma yapalım,unutmasın diye öğleden sonra götürdüm kreşe,yanında bende durdum tabi anlaşdığımız üzere:S ilk dakikalarda biraz soğuk durdu ama sonra oyunlara katıldı,inş.dönüşümüz muhteşem olur;)

Bu gün,İçim Smartt"ın düzenlediği İbrahim Kutluay,Buggs Bunny ve arkadaşlarıyla basket show'u izlemeye gittik.sağ olsun Lokman amcamız ayarladı,çok güzel bir gösteri izlemiş olduk.Filiz ve Lokman,M.Enes'i kreşten aldıktan sonra,Atatürk Spor salonunda buluştuk.zavallı Enes'in uyku saati olduğu için,biraz zor oldu onun için,annesi yüzünü suyla yıkayıp uyanık tutmaya çalıştı:)Tuna'da Twety,tazmanya canavarı ağırlıklı bir show zannettiği için biraz sıkıldı açıkçası,sahada sürekli onları görmek istiyordu,dans gösterileri ve basketbol oynandığında Twety nerdeee?diye sordu durdu.ama çok güzel bir gösteriydi gerçekten.
bu Tuna'nın ilk karnesihavalar çok soğuk gidiyor,özellikle geceleri.Tuna da çok deli yattığı için üstünü hep açıyor.o yüzden tulumla yatırıyorum mecburen.sabah(hatta öğlen olmuş)uykuyu almış,relax bir poz verdi:)

çocuk doğduğundan beri,nerdeyse hiç bu kadar kar görmemişti.o yüzden de hiç çizme almamıştık.ama geçen günki karda oynamak isteyince,hemen ihtiyacımız olan bu inekli çizmeyi aldık,çok şirin bir çizme..Yumurcak T.V. deki caillou Tuna'nın en sevdiği çizgi film,ondan gördüklerini yapmak istiyor,geçenlerde onun yaptığı gibi sürpriz kahvaltı hazırlamıştı,pazar günü de pizza yapmak istedi.ah bir de onun kadar uysal bir çocuk olsa...ha,bu arada yedimi?bu pizzadan sadece 2 lokma yedi:(bu günlerde tatil modunda olduğu için,beyefendi bizim yattığımız saatlerde yatıyor:(tabi gecenin bir vakti de karnı acıkıyor,o saatte makarna istedi canı keratanın..

bizim iki afacan gösterinin başlamasını beklerken..

Tuna Twetysi ve Tazmanya canavarını kucağından hiç indirmedi gösteri boyunca..Tuna bana sorular soruyor,Enes gösteriyi izliyor...

ve eveeeet,İbrahim Kutluay,sevimli kahramanlar ve rakip takım sahadaaa...güzel bir dans gösterisi...

yüz şeklinden anladığım kadarıyle, Tuna burda dans gösterisini izliyor;))uyku bastıran Enes,kulaklarıyla oynamaya başladı:))

ve karşılaşmanın ilk yarısı başlıyor..

uykusu gelen ve sıkılan Enes,bir ara gezinmeye başladı:)

bu da,harika bir Break dans gösterisiydi,özellikle Enes bu dansı ilgiyle izledi:)"İbrahim Kutluay'ın takımı mı kazanıyor anne?"diye sorup bazen heyecanlanarak bayrak salladı Tuna:)

hakem çocukların ilgisini maç a toplamak için,espiriler yaptı,burda gözüme toprak girdi diyordu herhalde..

İbrahim Kutluay,takımı kurtarmak için formasını giyip oyuna girdi..

takım İbrahim Kutluay'ın basketini izlerken..

veee,İbrahim Kutluay takımı kurtardı,biz kazandıııık...


güzel bir show du..


Bu da,harika bir basket show du...

21 Ocak 2010 Perşembe

ÇOCUK MÖNÜSÜ...

Eveeeet,gelelim bir önceki post ta bahsettiğim tariflerimizeee.sevimli Yunuslar beğendi,inş.bütün çocuklarda beğenir.

bunlar gülen kurabiyelerimiz.4-5 yıl önce,bir sitede görüp yapmıştım bu kurabiyeleri,çok beğendiğimiz için,artık sık sık yapıyorum.fakat,hangi site olduğunu maalesef yazmamışım,o yüzden tarifin sahibinden özür diliyor,aynı zamanda bize bu güzel kurabiyeleri kazandırdığı için teşekkür ediyorum.

GÜLEN KURABİYELER

*125 gr.oda ısısında margarin(ben tereyağ kullandım)

*1 su bardağı pudra şekeri

*1 yumurta

*1 çay kaşığı kabartma tozu

*1 paket vanilya

*1 çay kaşığı tarçın

*2 su bardağı un

*ben birazda portakal kabuğu rendeledim

*göz ve ağız yapmak için,benmari usulü eritilecek bitter çikolata.

YAPILIŞI

hamur yoğrulup,15 dak.kadar buzdolabında dinlendirilir.açılıp,istenilen şekilde bir kalıpla kesilir ve pişirme kağıdı yayılan tepsiye dizilir.(ben saplı olsun istedim ve çöp şiş yaptığımız çubuklardan taktım)170 derecede,önceden ısıtılan fırında,üzerleri kızarmadan pişirilir.soğuyunca,eritilen bitter çikolatayla,gözleri ve ağızları yapılır.(ben daha önce yaptığımda,saksı görünümlü bir mutfak kabına,köpük yerleştirip,yeşil peçeteyle kapladım köpükleri, ve kurabiyeleri onların üzerine sapladım,kurabiyelerede rafyalar bağlayarak süsledim)afiyet olsun..


bunlar,gösterişli ve şık top böreklerimiz.tarifini,geçen sene,arkadaşım sema'dan(http://www.turuncutatlar.blogspot.com/)almıştım,fakat denemek kısmet olmamıştı.semacım,teşekkür ederim canım arkadaşım bu güzel tarif için.
ben belki kıymalı sevmeyen vardır diye,bir kısmını da peynirli-maydanozlu iç malzemeyle yaptım,onları da,yumurtaya buladıktan sonra mavi haşhaş-kavrulmuş susama buladım karışmasınlar diye,o da farklı bir renk kattı.

TOP BÖREK(ALTIN TOP)

MALZEMELER:

  • 3 Yufka yaklaşık 20-25 tana çıkıyor
  • 1 Paket krema ya da süt
  • 2 Su bardağı galeta unu
  • 2 yumurta
  • İçi için de 250 gr kıyma
  • 2 Çorba kaşığı margarin( Ben tereyağ ekledim)
  • Bir soğan biraz iri olsun
  • İki diş sarımsak
  • Tuz,karabiber,kimyon
En önce içini hazırlayalım.Soğanımızı incecik doğrayalım yağda biraz kavurduktan sonra kıymayı ekleyelim.Pişmeye yakın sarımsaklarımızı ve baharatlarımızı ekleyelim.
Diğer tarafta üç yufkamızı da üst üste koyalım ve en üste krema ya da süt dökelim.İyice ıslansın yufkalar.
Daha sonra yufkaları önce dörde bölelim.Sonrada her böldüğümüz parçayı beşe bölelim.Yani yaklaşık 20 tane çıkıyor.Ama parçaları biraz daha küçük yaparsanız toplarınız daha çok ve daha küçük olurlar.
Sonra içimizi geniş olan tarafa koyarak zig zag yaparak saralım.En sonunda da biraz avucumuzda sıkalım ve top gibi olmasını sağlayalım.

Toplarımızı önce çırpılmış yumurtaya sonra da galeta ununa batırarak 180 derecede pişirelim.
Her türlü davette her türlü ikram da inanın harika bir tercih olacaktır.Kahvaltı sofralarında bile iyi gidiyor.;)


Bunlarda bonibonli kurabiyelerimiz.daha önce de bloğumuza eklemiştim ama size arama zahmeti vermeden,tekrar ekleyim;))

BONİBONLU KURABİYE
malzemeler:

- 200 gr margarin oda sıcaklığında

- 1 yumurta

- 1 su bardağı nişasta

- 1 su bardağı un

- 1 su bardağı kakao

- 1 su bardağı pudra şekeri

- 2 kutu bonibon

yapilisi:

Malzemelerimizi hamur kabımıza aliyoruz ve yoğuruyoruz... Şekil verip üzerine bonibonları hafifçe bastırarak yerleştiriyoruz...Yag ile birlesen bir hamur oldugu icin zor toparlaniyor...Birde püf noktası önceden ısıtılmış 180 c fırında 10 yada 15 dk pişirip ( fırında fazla tutarsanız yanıyor ve tadı acımsı oluyor) soğuduktan sonra servis yapmalısınız..

önemli bir hatırlatma;kabartma tozu yok tarifte,bazı arkadaşlar unuttum zannedip eklemiş,sonuç pek hoş olmamış;))

veeee,sevimli civcivlerimiiiz.foto çekmek sonradan aklımıza geldiği için,bazı civcivler eksik:))

SEVİMLİ CİVCİVLER

haşlanmış patatesler ezilir(pütürsüz)ve ya rendelenir.içine tuz ve limon katarak tatlandırılır.limon büyüklüğünde,oval bir gövde yapılır.ceviz büyüklüğünde kafa yapıp,gövdeye sabitlenir.havuçtan,uzun üçgen kesip gagasını,kuş üzümü ve ya tane karabiberden,hatta karanfilden gözlerini yapabilirsiniz.kafasının üstündeki ibiğini maydanozun küçük yaprağından,kanatlarınıda ya kıvırcıktan(salata yaptığımız)küçük parça keserek ve ya maydanozun iri yaprağından yapabilirsiniz.


Ve son tarifimiz,sosisli lolipop.yufkadan yapılıp yağda kızartılıyor ama,milföy hamurundan yapıp fırında da pişirebilirsiniz.

SOSİSLİ LOLİPOPLAR

yufka 4 e bölünür(ince olacağını düşündüğüm için,ben 2 kat yufkayla yaptım)uzun sosisler,sigara böreği sarar gibi fakat,sıkı sıkı sarılıp,1 er parmak genişliğinde,keskin bir bıçakla kesilir,üzerlerine kürdan saplanarak,kızgın yağda kızartılır,sıcak ve ya ılık servis yapılır[walla benimkiler soğumuştu ama yinede tadı güzel oluyor;)]



bunlarda,son manzaralar:)))bu,gülen kurabiyelerin önceki haliiii,bu da sonraki hali:))kimi kara kaşına kara gözüne heveslenmiş,kimi kahküllerine:))bunlarda,bonibonlu kurabiyenin son manzarası:)sağdaki önceki haliiii,soldaki ise sonraki hali:))soldakinin sadece bonibonları yenip ortası bırakılmış:)))Tuna da genellikle böyle yapıyor,janjanlı,şatafatlı,renk renk bonibonlar yeniyor,kara-kuru kurabiye ortada kalakalıyor:)))aman tek yesinlerde,1 lokma bile kardır deyip içimizi rahatlatıyoruz biz annelerde:))


yapmak isteyen tüm arkadaşlara kolay gelsin diyorum...